YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3753
KARAR NO : 2021/2873
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2019 tarih ve 2018/294-2019/241 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu bononun keşide edildiği tarihte, tahditli plaka sınıfına giren “M” plakalı minibüs sahibi ve aynı zamanda Minibüsçüler Esnaf Odası üyesi, davalı gerçek kişinin, tahdide tabi olmayan, serbest plaka kullanabilen halk otobüsü sahibi, diğer davalının ise, halk otobüsçüleri tarafından kurulan, amaçları arasında halk otobüsü işletmeciliği de olan ve Kooperatifler Kanununa göre faaliyet gösteren bir kooperatif olduğunu, UKOME tarafından alınan 2007/10 sayılı karar gereğince müvekkillerinin aracını satarak ve borçlanarak 18+1+9 kapasiteli araç almak zorunda kaldığını, 2007 tarihli UKOME kararının iptali için açılan dava sonunda verilen red kararının 2010 yılında Danıştay tarafından bozulması üzerine gerek kooperatif gerekse oda yöneticileri ile belediye yetkililerinin bir araya gelerek görüşmeler yaptığını, bu görüşmeler sonunda taraflar arasında birden fazla protokol imzalandığını ve protokolle tarafların idari yargıda açtıkları davalardan feragat edileceği, ortak gelir havuzu oluşturulacağı, tek çatı altında birleşileceği ve kooperatif üyelerinin uğradığı zarara karşılık oda üyelerin 38.100.- TL ödeyeceği konusunda uzlaşmaya varıldığını, taahhütlerin yerine getirileceği inancı ile ekonomik olarak zor durumda bulunan müvekkilinin 38.100.- TL bedelli senet düzenleyerek kooperatif yetkililerine teslim ettiğini, daha sonra bedelini ödeyerek senedi geri aldığını, “M” plakaların tahditli olmasına rağmen kooperatif araçlarının serbest plaka olduğunu, Büyükşehir Belediyesince gerekli görüldüğü kadar otobüs işletilmesine karar verebileceğini, bu duruma kooperatifin itiraz etme hakkı bulunmadığı gibi zarara uğradığı gerekçesiyle talepte de bulunamayacağını, kooperatif üyelerinin protokol ile üstlendikleri yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, gelir havuzunun oluşturulmadığını, eşit koşullarda çalışma imkanının oluşturulmadığını, davalardan feragat edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullanarak sözleşme gereğince ödediği bedeli geri talep ettiğini ileri sürerek, 38.100.- TL’nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’i ve kooperatif yönünden husumet itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının UKOME kararına uyarak minibüsünün ruhsatını değiştirdiği, …plakasını … plakaya dönüştürerek artırılmış kapasite ile çalışmaya başladığı, … plakalı aracın ruhsatının “koltuk sayısı 19, ayakta yolcu sayısı 9” şeklinde olduğu, İdare Mahkemesince verilen iptal kararından sonra, her iki meslek kuruluşu arasında yapılan görüşmelerde, minibüs esnafının kapasitesi artmış araçlarla çalışmaya başlamasının otobüs esnafının zararına yol açtığının kabul edildiği, özellikle 01.03.2011 tarihli ve Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi Ve Minibüsçüler Odasının Uzlaşma Protokolünün İcra Safahatı başlıklı belgenin 1.maddesinde, otobüsçülerin UKOME kararı nedeniyle maddi zarara uğradığının sarih bir biçimde kabul edildiği, dolayısıyla bu anlaşmayla kapasite artışı nedeniyle otobüsçülerin zarara uğradığı, bu zararın anlaşma tarihinde de gerçekleşmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının da bu çerçevede bonoyu verdiği, bedelini de ödediği anılan protokollerde, bu kararlara uymak istemeyen minibüsçü esnafına seçenekler de sunuduğu, onların farklı bir güzergahta taşımacılık yapabileceğinin kabul edildiği davacının farklı bir güzergahta taşımacılık yapmak yerine, otobüsçülerin uğradığı zararın kendisine isabet eden bölümünü ödemeyi ve artırılmış kapasite ile çalışmaya devam etmeyi tercih ettiği, davacının 31.12.2016 tarihine kadar artırılmış kapasite ile faaliyetini sürdürdüğü, hem dava tarihi, hem de açıklanan tarihe kadar davacının artırılmış kapasite ile çalıştığı, bu tarihten sonra ise, Ukome’nin aldığı 03.10.2016 ve 15.12.2016 tarihli kararlara binaen, davacının aracının en son… plaka ile toplu taşıma sisteminde faaliyetini sürdürmeye devam ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.