YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3762
KARAR NO : 2021/2898
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.05.2019 tarih ve 2018/259-2019/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava duruşma için belirlenen 23.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu bononun keşide edildiği tarihte, tahditli plaka sınıfına giren “M” plakalı minibüs sahibi ve aynı zamanda Minibüsçüler Esnaf Odası üyesi, davalı gerçek kişinin, tahdide tabi olmayan, serbest plaka kullanabilen halk otobüsü sahibi, diğer davalının ise, halk otobüsçüleri tarafından kurulan, amaçları arasında halk otobüsü işletmeciliği de olan ve Kooperatifler Kanunu’na göre faaliyet gösteren bir kooperatif olduğunu, … Minibüsçüler Esnaf Odası ile SS 21 no’lu Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Koop. arasında protokoller imzalandığını, müvekkilinin kendisine vekaleten … Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanı tarafından imza edilen bu protokoller çerçevesinde 38.100.-TL bedelli, 28.05.2011 tarihli tutanak ile SS.21 Nolu Ö.H.O. Koop. Başkanına, onun tarafından da davalı gerçek kişiye teslim edildiğini, bilahare bu bononun müvekkili tarafından ödenerek davalıdan geri alındığını, protokol şartlarının gerçekleşmediğini ve müvekkilinin davalılarla imzalanan protokollerden beklediği yararın ortadan kalktığını, düzenlenen bonoya dayalı olarak alınan bedelin haksız olduğunu ileri sürerek, 38.100.-TL’nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’i ve müvekkili kooperatif yönünden husumet itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının UKOME kararına uyarak minibüsünün ruhsatını değiştirdiği ve arttırılmış kapasite ile çalışmaya başladığı, İdare Mahkemesince verilen iptal kararından sonra, her iki meslek kuruluşu arasında yapılan görüşmelerde, minibüs esnafının kapasitesi artmış araçlarla çalışmaya başlamasının otobüs esnafının zararına yol açtığının kabul edildiği, özellikle 01.03.2011 tarihli ve Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi ve Minibüsçüler Odasının Uzlaşma Protokolünün İcra Safahatı başlıklı belgenin 1.maddesinde, otobüsçülerin UKOME kararı nedeniyle maddi zarara uğradığının sarih bir biçimde kabul edildiği, dolayısıyla bu anlaşmayla kapasite artışı nedeniyle otobüsçülerin zarara uğradığı, bu zararın anlaşma tarihinde de gerçekleşmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının da bu çerçevede bonoyu verdiği, bedelini de ödediği anılan protokollerde, bu kararlara uymak istemeyen minibüsçü esnafına seçenekler de sunuduğu, onların farklı bir güzergahta taşımacılık yapabileceğinin kabul edildiği davacının farklı bir güzergahta taşımacılık yapmak yerine, otobüsçülerin uğradığı zararın kendisine isabet eden bölümünü ödemeyi ve artırılmış kapasite ile çalışmaya devam etmeyi tercih ettiği, davacının 31.12.2016 tarihine kadar artırılmış kapasite ile faaliyetini sürdürdüğü, hem dava tarihi, hem de açıklanan tarihe kadar davacının artırılmış kapasite ile çalıştığı, 03.10.2016 ve 15.12.2016 tarihli kararlara binaen, de toplu taşıma sisteminde faaliyetini sürdürmeye devam ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.