Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3889 E. 2021/3179 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3889
KARAR NO : 2021/3179
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.05.2019 tarih ve 2019/93-2019/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av….dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27.04.2005 tarihinde 25.Milyon Euro ve 05.11.2009 tarihinde 25 Milyon Euro limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, yatırımlarını gerçekleştirmek için başka bankalardan da kredi alındığını, 2008 yılında Türkiye ve dünyada yaşanan ekonomik krizden müvekkilinin de etkilendiğini, müvekkilinin 2008 yılında başlayıp 2009 yılında gittikçe ağırlaşan mali kriz ve dar boğazdan kurtulabilmek için T.S.K. Bankası ve davalı bankanın birlikte kullandırdığı kredinin yeniden yapılandırılması için görüşmeler başlatıldığını, T.S.K. Bankası’ndan kullanılan kredilerin yeniden yapılandığını, kredilere ilave dönemsiz ödemeler tanımlandığını, ana para geri ödemelerinin ertelenerek vadelerinin uzatıldığını, davalı bankanın ise müvekkilinin içinde bulunduğu zor durumdan yararlanmak sureti ile mevcut kredilerin şartlarını kendi lehine daha da ağırlaştırdığını, bunun üzerine müvekkilinin varlık satışı suretiyle krizi atlatma çabası içine girdiğini, bir kısım taşınmazlarını değerlerinin altında satmak zorunda kaldığını, davalı Banka’nın müvekkilinin bu zor durumundan yararlanarak bu davaya konu olan çok ağır şartlar içeren 14.01.2010 tarihli ek kredi sözleşmesini müvekkiline dayattığını ve kabul ettirdiğini, davalı banka ile müvekkili şirket arasında imzalanan 14.01.2010 tarihli ek kredi sözleşmesinde edimler arasında açık bir dengesizlik olduğunu ve müvekkilinin o dönem içinde bulunduğu koşullar itibari ile müzayaka halinde bulunduğunu ileri sürerek, olayda gabinin objektif ve subjektif unsurların gerçekleştiğini veya uygulanan yönetim masrafı ve kredi faiz oranlarının ahlaka aykırılık oluşturacak derecede fahiş olduğu veyahut olayda davalı banka uygulamalarının MK’nın 2. maddesi anlamında objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğinin tespitine, ek kredi sözleşmesinin 3. maddesinde yer alan yönetim komisyonuna (dosya masrafı) ilişkin maddenin hukuka aykırı ve geçersiz bulunduğunun veya fahiş olduğunun tespit ve kabulü ile haksız ve hukuka aykırı tahsil edilen miktardan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000 Euro’nun, müvekkiline dayatılarak kabul ettirilen kredi faiz oranlarının fahiş olduğunun tespiti ile fazla ödenen miktarlardan şimdilik 5.000 Euro’nun, 20.04.2004
tarihinde ana para üzerinden % 0.50 oranında hesaplanın müvekkilinden ikinci kez tahsil olunan yönetim komisyonunun (dosya masrafının) hukuka aykırı olduğunun ve geçersiz bulunduğunun tespit ve kabulü ile bundan doğan müvekkili alacağından şimdilik 5.000 Euro’nun, ek kredi sözleşmesinin 5.maddesinde yer alan erken kapama komisyonuna ilişkin maddenin hukuka aykırı ve geçersiz bulunduğu veya fahiş olduğunun kabulü ile erken kapama komisyonu adı altında müvekkilinden haksız tahsil eden miktardan şimdilik 5.000 Euro’nun tahsiline, bu talepler yerinde görülmediğinde ek sözleşmenin 3. ve 5. maddesine ve erken ödeme komisyonuna dayalı olarak şimdilik toplam 15.000 Euro’nun temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile istemini 332.825.11 Euro’ya yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak sözleşmelerin tarafların özgür iradeleri ile imzalandığını, yapılan uygulamaların sözleşmeye, bankacılık usul ve esaslarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, erken kapama komisyonu için talep edilebilecek bedelin 332.885,11 Euro olarak hesaplandığı, bu hesaba göre davacı taraf ıslah dilekçesinde 25.000 Euro toplam talebini 332.825,11 Euro’ya yükseltmiş ise de; davacı tarafça, dava dilekçesinde erken kapama komisyonu için talep edilen bedelin şimdilik kaydı ile 5.000 Euro olduğu, bu nedenle davacı taraf ıslah ile erken kapama komisyonu yönünden talebini 307.825,11 Euro arttırdığının kabulü gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda erken kapamaya ilişkin davacı talebinin toplam 312.825,11 Euro olduğu anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak erken kapama komisyonu yönünden 312.825,11 Euro’nun davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu miktarı aşan diğer kalemler yönünden davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulü ile 312.825,11 EURO’nun dava tarihi olan 11.04.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 46.688,41 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.