YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3893
KARAR NO : 2021/3084
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.05.2019 tarih ve 2019/203 E. – 2019/421 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile 03.05.2011-05.07.2011 tarihleri arasında sekiz adet bariyerli opsiyon sözleşmesi imzaladığını, müvekkili adına yapılan bir çok opsiyon sözleşmesi sonrası USD kurunun yükselmesi ile zarara uğradığını, müvekkilinin banka personeli tarafından hiçbir risk bulunmadığı konusunda telkin edilerek işlem içeriği hakkında bilgilendirilmeden tüm malvarlığını kaybetme riski altına sokulduğunu, sözleşmenin hileli ve aldatmaya dayalı olduğundan geçerli bir sözleşme olmadığını, Müşteri Tanıma Formunun ve Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi’nin opsiyon sözleşmesi yapıldıktan sonra müvekkilin imzasının sonradan alındığını, müvekkilinin bilgilendirilmediğini, toplamda 351.708 TL tutarındaki mevduat hesaplarından kendisinin hiçbir talimatı olmadan çekilerek haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek, 351.708 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin türev işlem niteliğinde olduğu, türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımlar yapmadan önce kendisine iletilen analizlerin sübjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu ve davacının dava konusu işlemlerden önce de bir çok kez opsiyon işlemi gerçekleştirdiği, davacının aldatılma yoluyla sözleşmeyi imzaladığı yönünde bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.