YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4048
KARAR NO : 2021/3182
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2016 gün ve 2013/841 – 2016/508 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.01.2019 gün ve 2017/3126 – 2019/289 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan protokol uyarınca hak sahiplerinin aylıklarının davalı Banka aracılığıyla dağıtıldığı, müvekkilinden gelir ve aylık alan hak sahiplerinin 6 aydan fazla hareket görmeden bekletilen ve zamanında kurum hesaplarına intikal ettirilmeyen tutarlara en son hareket gördüğü tarih itibariyle faiz isteneceğinin düzenlendiği, kurum başmüfettişinin bu doğrultuda yaptığı tespit uyarınca toplam 563.045,50 TL tutarındaki hesabın hareket görmediği, bu miktar için ülkemizde bulunan ulusal bankaların bu tarihlerde vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı yaklaşık %60 reeskont oranı üzerinden hesaplanan 337.827,30 TL faizin davalı Bankadan istenmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek 337.827,30 TL’nin hesapta biriken 563.045,50 TL’nin kurum hesaplarına intikal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki protokolde 6 ay boyunca işlem görmeyen hesapların şubat ve ağustos aylarında kontrol edilip bu ayları takip eden mart ve eylül aylarının ilk 7 iş günü içinde vadesiz hesaba uygulanan faiz tutarı ile birlikte kurum hesabına aktarılacağının kararlaştırıldığını, geç aktarım halinde herhangi bir faiz oranının öngörülmediğini, davacının dava konusu alacağını bu kontrol ayları dikkate alınarak değil de banka şubelerine bildirilmiş son hareket tarihinden itibaren hesaplandığını, bunlardan bir kısmının kontrol aylarından sonra süresi içinde davacıya iade edildiğini, bunların hesaplamadan çıkartılması gerektiğini, protokolde herhangi bir faiz öngörülmediğinden %60 oranında faiz hesabının doğru olmadığını, kurumun da kusurunun bulunduğunu, faize faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davanın kısmen kabulü ile 3.282,04 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 01.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.