YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4096
KARAR NO : 2020/2930
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/03/2018 tarih ve 2016/384 E- 2018/230 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 18/02/2019 tarih ve 2018/833 E- 2019/173 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 25/05/2015 tarihli nakliye sözleşmesi kapsamında bir adet trafo ve aksamlarını içeren yükün Gebze’den alınıp Arnavutluk’a teslim edilmesi yönünde anlaşma yapıldığını, davalının taşıma işini gereği gibi yerine getirmediğini, 25/05/2015 tarihinde yüklenen emtiaların Arnavutluk’taki adrese teslim edilemeyip çok uzun süre araç üzerinde bekletildiğini, davalının gecikme nedenini “yolun araçlarına uygun olmamasından dolayı teslim yerine varılamaması” olarak beyan ettiğini, davalıya taşıma işinin yapılacağı güzergaha ilişkin araştırma yapılmak üzere 24/04/2015 tarihinde dosya gönderildiğini, davalı ile yapılan görüşmede sorun olmayacağını kesin bir dille bildirip bu konuda kendisinden teminat alındığını, bu işlemlerin üzerine 12/05/2015 tarihindeki teyit maili sonrasında ise müşterilerine teyit verilerek iş alınıp davalıya navlun bedelinin ödendiğini, davalının yüklerin varış yerine teslim edememesine rağmen müvekkiline haksız olarak 23.000 EURO bekleme ücreti tahakkuk ettirdiğini, müvekkilinin müşterisine karşı zor durumda kalmamak amacı ile davalı tarafından talep edilen bekleme ücretini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin davalının hatasından kaynaklanan sebeplerle haksız ödediği 11.525 EURO navlun ve 23.000 EURO bekleme bedellerinin iadesi için davalı hakkında Mersin 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1830 E. sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından 26/05/2015 tarihinde emtiaların araçlara yüklenerek taşıma işine başlanıldığını, iki aracın davacının talebi üzerine Banja Hepp adresindeki şantiyeye, bir aracın ise 40 km ilerideki başka bir şantiyeye tesliminin talep edildiğini, yoldaki sorun ve engeller sebebiyle davacıyla mail yolu ile irtibata geçilerek alternatif yol arayışına girişildiğini, davacıya bu arada emtianın araç üzerinde bekletilmesi halinde bekleme ücreti doğacağının söylendiğini, ayrıca alternatif yol ve araç sağlanana kadar tüm emtianın Banja Hepp şantiyesine indirilmesinin davacıya teklif edildiğini, ancak davacının teklifi kabul etmediğini, bu nedenle emtiaların araç üzerinde bekletildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ek masrafların ücrete dahil olmadığının düzenlendiğini, yol güzergahında yaşanan sıkıntının müvekkilinden kaynaklanan bir sebep olmadığını, malların tesliminin sağlandığını, bekleme ücreti ile ilgili olarak davacı ile mutabakata varıldığını, navlun ve bekleme ücretlerine ilişkin faturaların tanzim edilip davacıya tebliğ edildiğini, davacının faturaların içeriğine itiraz etmediğini, faturaların tarafların ticari defterlerine işlenip muhasebeleştirilerek ödemesinin yapıldığını, davacının önce Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2015/20774 E. sayılı dosyasından müvekkili hakkında takip başlattığını, takibe itiraz ettiklerini, ayrıca Anadolu 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/784 E.-2015/841 K. sayılı dosyasından ödeme emrinin iptaline karar verilmesinin sağlandığını, davacının müvekkilinin kestiği faturalara karşı 6 ay sonra iade faturası düzenleyerek gönderdiğini, iade faturalarına noter vasıtası ile itiraz edilerek işbu faturaların davacıya iade edildiğini, davacının bu şekilde davranışlarının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, iki adet icra takibi olması sebebiyle derdestlik itirazlarının olduğunu savunarak, davanın reddine, % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin düzenlenen faturaları defterlerine işlediği, fatura bedellerinin davacı tarafından itiraz edilmeksizin ödediği, taraflar arasında düzenlenen nakliye sözleşmesinde davalı tarafın teklifinde olası güzergah üzerindeki engellerin sökülmesi, takılması, taşıma tarihinde olası zorunlu güzergah değişiklikleri, ilgili merciler tarafından polis eskortu, ilave şoför verilmesi gibi ek masrafların dahil olmadığının belirtildiği, taraflar arasındaki mail kayıtları ile tarafların mutabakata vararak hareket ettikleri, davacı tarafın takip başlatmakta kötü niyetli olduğu kanaatine varılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.