YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4150
KARAR NO : 2021/3402
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2014 gün ve 2014/527 – 2014/592 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.06.2019 gün ve 2018/2157 – 2019/4403 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 25.- TL tutarında sermayesine sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 2002 ve 2003 yıllarına ilişkin ortaklar kurulu toplantısının 17.05.2004 tarihinde yapıldığını, bu toplantıda şirket sermayesinin rüçhan hakları kısıtlanmak suretiyle 2.000.- TL’den 50.000.- TL’ye çıkarıldığını, şirkete yeni ortaklar alındığını, söz konusu kararın ve toplantıda alınan kararların iptali için dava açıldığını, açılan dava neticesinde sermaye arttırımının iptaline karar verildiğini, akabinde söz konusu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, ancak davalı şirketin bu defa 18.06.2013 tarihli genel kurul toplantısında gerekçesiz bir biçimde müvekkilini şirketten ihraç etmek için karar aldığını, ortaklara şirketin hesapları ile ilgili hiçbir bilgi vermeden, bilanço ve gelir tablosunu sunmadan 2012 yılı bilanço ve kâr zarar hesaplarının onaylanmasına ve kendi kullandığı oyla müdürün ibrasına karar verildiğini belirterek 18.06.2013 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 4, 5, 6 ve 7 nolu kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen 18.06.2013 tarihli Genel Kurul’da alınan 4. ve 7. numaralı kararlar kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, 5 ve 6 numaralı kararların ise kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davaya konu genel kurulda alınan 5 ve 6 numaralı kararların iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.