YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4158
KARAR NO : 2021/3719
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.06.2019 tarih ve 2019/214- 2019/940 sayılı kararın Yargıtayca İncelenmesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı … vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı – karşı davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin faaliyette görünmesine rağmen merkez adresinde bulunan demirbaş, makine ve cihazların tamamının davalı tarafından bilinmeyen bir adrese taşındığını ve şirketin faaliyetsiz hale getirildiğini, demirbaşların büyük bir bölümünün 18.05.2012 tarihinde satıldığını, 28.06.2012 tarihinde müvekkilinin haberdar olmadığı, çağrılmadığı ve şirket merkezinden farklı bir adreste yapılan toplantıda ortaklardan …’ın 13.000 pay karşılığı 325.000,00 TL’lik hissesini diğer ortak …’a devretmesi yönünde karar alındığını ve devirin 09.07.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, şirketin içinin boşaltıldığını, şirketin sermaye artışına gittiğini, müvekkilinin ödemesi gereken sermaye miktarının 350.000,00 TL olup, bunun 317.127,73 TL’sinin ödendiğini, diğer iki ortaktan her birinin hisseleri oranında ödemeleri gereken sermayenin 325.000,00 TL olmasına rağmen her bir ortağın sadece 70.000 TL ödediğini, ortakların sermaye ödeme borcunu yerine getirmediklerini ve temerrüde düştüklerini, müvekkilinin maddi zarara uğratıldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkette bulunan hissesi oranında şahsına düşen kâr payının tespiti ile tespit edilen miktarın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, şimdilik kar payından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL kâr payının ticari faiziyle tahsiline, davalıları şirket demişbaşlarını ve tüm eşyalarını haksız olarak kaçırmaları ve müvekkilini zarara uğratmaları nedeniyle davacının yatırdığı sermaye miktarı oranında alacağının tahsilini, şimdilik demirbaş adı altında 35.000 TL’nin dava tarihinden itibaren tahsilini, 15.000 TL manevi tazminatın tahsilini, şirketin tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı … vekili, davacı-karşı davalının ortaklığın kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini, davetlere rağmen ortaklar kurulu toplantılarına katılmadığını, şirketin kar dağıtımı konusunda bir karar almadığını, şirketin demirbaşlarının ve araçlarının çoğunun icra takiplerinde muhafaza altına alındığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise, asıl davaya yönelik beyanlarını tekrarla, şirketin fesih ve tasfiyesini, 100.000 TL manevi tazminatın faiziyle davalı …’den tahsilini talep ve dava etmiştir.
İhbar olunan …, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı tarafça, limited şirketlerde şirketin kâr elde etmiş olmasının kendiliğinden limited şirket ortağına kâr payı talep etme yetkisi vermeyeceği, kâr payı dağıtılabilmesi için, öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerektiği, somut olayda kâr payı dağıtımına yönelik ortaklar kurulu kararı bulunmadığı, bu yönde alınmış bir karar olmadan mahkemenin ortaklar kurulu yerine geçerek ortağa kâr payı vermesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacı ve karşı davacının şirketin tasfiyesine yönelik davasının kabulü ile, Başak Diyaliz Sağlık Hizmetleri Limited Şirketinin tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Gaziantep 13. İcra Müdürü’nün atanmasına, tasfiye memuruna her ay tasfiye işlemleri için 300 TL ücret takdirine, yasal tescil ve ilanların yapılmasına, davacının şirket demirbaşları ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, karşı davacının manevi tazminat talebi ile asıl davacının kar payı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve mahkemece verilen 21.10.2015 tarihli karar karşı dava ve asıl davada kâr payı dışındaki istemler yönünden Dairemizin 27.11.2018 tarihli ilamı ile onanmasına rağmen, onanarak kesinleşen talepler hakkında da yeniden karar verilmesi doğru değil ise de, hükmün kuruluş şekline göre işbu hususun sonuca etkili olmamasına göre, davacı-karşı davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 29,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı – karşı davalı …’den alınmasına, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.