Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4231 E. 2022/8345 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4231
KARAR NO : 2022/8345
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2017/62 E. – 2019/223 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı banka vekili ve feri müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. ve fer’i müdahiller vekilleri, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 37.500,00 USD’nin 03/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafından aynı alacakla ilgili olarak, aynı davalı aleyhine Rize Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004 yılında alacak davası açılmış ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 14.01.2014 tarihli bozma ilamına uyan Rize Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/550 Esas, 2014/768 Karar ve 27.11.2014 tarihli kararı ile davalının mevduatından davalı bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı İNG Bank A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karar taraflarca temyiz edilmeyerek 16.12.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Kesin hüküm HMK’nın 114/1-i maddesi gereğince dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Şu halde eldeki dava ile tarafları, konusu ve miktarı aynı olan davada verilen ve kesinleşen ret kararı eldeki dosya açısından kesin hüküm teşkil etmekte olup mahkemece HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın kesin hükme yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ve fer’i müdahil OYAK vekilinin tüm, davalı vekili ve fer’i müdahil … vekilin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve fer’i müdahil OYAK vekilinin tüm, davalı vekili ve fer’i müdahil … vekilin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.