Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4276 E. 2021/2570 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4276
KARAR NO : 2021/2570
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2011 gün ve 2010/71 – 2011/2 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.06.2019 gün ve 2018/2837 – 2019/4465 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Namlı Pastırmacı” ismiyle 1929 yılından bu yana faaliyet gösteren, tanınmış bir şirket olduğunu, “NAMLI” ibaresinin müvekkilince kullanımı sonucu ayırt edicilik kazandığını, anılan ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, müvekkilince 2008/34847 sayılı “NAMLI SİNCE 1929+Şekil” ibareli marka için tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı kurumca, 35. sınıfın 08 alt grubundaki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar vb. diğer yöntemlerle sağlanabilir)” hizmetler yönünden, 2002/32785 sayılı “NAMLI” ibareli, 2005/44398 sayılı “NAMLI” ibareli, 2007/60041 sayılı ”NAMLI PASTIRMACI” ibareli markaları mesnet alarak 556 sayılı KHK 7/1-b maddesi uyarınca marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, anılan karara karşı yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin anılan ibare üzerinde gerçek anlamda hak sahibi bulunduğunu, bu hususun redde mesnet markalar hakkında müvekkilince açılan davalarla da sabit olduğunu, müvekkilinin reddedilen 35.08 sınıfta tescilli 2006/50734, 2007/62072 ve 2003/36960 sayılı markalarının bulunduğunu, başvuru markasının müvekkilinin markalarının devamı olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2010-M-256 sayılı kararının iptalini, başvuru markasının reddedilen hizmetler yönünden tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.