Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4336 E. 2021/3865 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4336
KARAR NO : 2021/3865
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.09.2018 tarih ve 2017/513 E. – 2018/1199 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.07.2019 tarih ve 2018/2460 E. – 2019/1494 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisi …’ın davalı şirketin eski ortağı olup, davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunduğunu, …’ın hissesini davalı şirket yetkilisi …’ya devrettiğini, ardından davacı şirketi kurduğunu, icra takibine konu 1.535.000,00 TL bedelli senedin dava dışı Mersan Tur. Ltd. Şti tarafından keşide edilerek lehtar sıfatı ile davalıya verildiğini, davalının ise senedi ciro yolu ile müvekkiline devrettiğini, senet protesto edilmediğinden davalı hakkında yapılan icra takibinin iptal edildiğini, davalı şirketin yazılı delil başlangıcı niteliğindeki senet nedeniyle müvekkiline borcu bulunduğunu, senet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, bu kez davalı hakkında adi takip başlattıklarını, ancak takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu bononun protesto edilmemesi nedeniyle müvekkili hakkındaki icra takibinin Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davacının kambiyo senedinden doğan haklarını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, Yargıtay uygulaması gereğince protesto işleminin yapılmaması halinde müracaat borçlularına karşı genel takip yolu ile dahi takip yapılamayacağını, taraflar arasında temel borç ilişkisi bulunmadığını, bonodan doğan alacağın doğduğu sırada davacı şirketin kurulmadığını bildirerek, davanın reddine ve müvekkili yararına % 20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu bononun vade tarihinden itibaren iki iş günü içerisinde protesto edilmemesi nedeniyle davacının davalı şirkete karşı olan müracaat hakkını kaybettiği, davacı tarafın söz konusu senede dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığı, senedin davacı şirket yetkilisi …’ın davalı şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle dava dışı …’ya hisse devir karşılığı olarak düzenlendiğinin iddia edildiği, ancak asıl borçlunun davalı şirket olmayıp davalı şirket ortağı … olduğu, taraf şirketler arasında senet düzenlenmesini gerektirir her hangi bir ticari ilişki olmadığı, davalı şirketin hisse devirleri sebebiyle hisseleri devralan dava dışı …’nın hisse devrinden kaynaklanan borçlarını üstlendiği düşünülse bile alacaklının davacı şirket olmayıp şirket yetkilisi … olduğu gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece kurulan hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gibi istinaf nedenleri doğrultusunda hükmün kaldırılmasını gerektirecek usul ve yasaya, dosya içeriğine aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.