YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4355
KARAR NO : 2020/2784
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/07/2018 tarih ve 2016/563 E. – 2018/512 K. sayılı kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair…Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 24/06/2019 tarih ve 2018/819 E. – 2019/542 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket hisselerinin %25’lik kısmının devri konusunda şirket yetkilisi olan davalı … ile anlaşarak 25.07.2013 tarihli protokolü imzaladıklarını, protokol hükümleri gereğince %25’lik hisse bedeline karşılık 110.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu bedelin 40.000 TL’sinin sözleşme anında nakit olarak ödendiğini, kalan bedelin ise taksitlere bölündüğünü, bu taksitlerden 5.000 TL’nin 20.08.2013 tarihinde, 16.250,00 TL’nin ise 30.09.2013 tarihinde ödendiğini, müvekkili davacı üzerine düşen edimlerini yerine getirdiği halde davalıların 30.08.2013 tarihine kadar yapılması gereken hisse devrini gerçekleştirmediklerini, bunun üzerine ek bir protokol ile kalan 3 adet bononun iade edilerek hisse miktarının %25’den, %12’ye düşürüldüğünü, bu anlaşma çerçevesinde müvekkili davacının davalıya hiçbir borcu kalmadığı halde, hisse devrinin yerine getirilmediğini, müvekkilince ödenen toplam 61.250 TL’nin iadesi için…16.Noterliğinin 13.10.2015 tarih ve 28930 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirket yetkililerine ihtarname gönderildiğini ileri sürerek, 61.250,00 TL’nin sebesiz zenginleşme hükümleri uyarınca 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, hisse devrine ilişkin protokolün davacıya vekaleten…tarafından imzalandığını ancak bugüne kadar herhangi bir vekaletname sunulmadığını, davacı …’ın 25.07.2013 tarihli protokole göre şirketten kendisine %25 oranında hisse devri için 110.000,00 TL ödemesi gerekirken bu ödemelerini protokolde belirtilen tarihlerde yerine getirmediğini ve bu suretle şirketin zarara uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, 22.10.2014 tarihinde davalı şirketteki tüm hisselerini devrettiğini ve şirket ile hiçbir bağının kalmadığını, davacı …’ın protokole göre şirketten kendisine %25 oranında hisse devri için 110.000,0 TL ödemesi gerekirken bu ödemelerini belirtilen tarihlerde yerine getirmediğini, şirketin yapılması gereken bu ödemelere güvenerek üretim yapmak için mal alımı yaptığını, ancak ödemeler yapılmadığından şirketin zarar gördüğünü, davacının katılması gereken giderlere katılmadığını, bu nedenle şirketin uğradığı zararlar ile katılmadığı giderler dava konusu tutardan mahsup edildiğinde şirketin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 25.07.2013 tarihli protokol ve 24.05.2014 tarihli ek protokol kapsamında hisse devri karşılığında 40.000 TL peşinat ödemesi ile 20.08.2013 tarihinde 5.000 TL ve 30.09.2013 tarihinde 16.250 TL olmak üzere toplam 61.250 TL ödemenin davacı tarafça yapıldığının sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşme geçerlilik kazanmadığından davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle, davalı Mey Kur Tur. Petrol… Ltd.Şti’ne karşı açılan davanın kabulü ile, 61.250,00 TL’nin 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, taraflar arasındaki sözleşme şirket yetkilisi … tarafından şirket adına imzalandığından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …’e karşı açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TTK’nın 595.maddesine göre, limited şirketlerde pay devrinin geçerli olabilmesi için pay devrine ilişkin işlemin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması gerektiği, dava konusu olayda pay devrine ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğu ve tarafların aldığını iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.093,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 10/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.