YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4385
KARAR NO : 2020/2579
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.05.2019 tarih ve 2019/148-2019/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı British American Tobacco Tütün Mamulleri A.Ş’nin taşıma işlerini üstlendiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında alt taşıma işlerine ilişkin “taşıma hizmetleri sözleşmesi” akdedildiğini, ilgili sözleşme uyarınca 12.03.2013 tarihinde Antalya’dan Adana’ya nakledilmek üzere teslim edilen 120 koli sigaranın araç sürücüsü tarafından çalındığının öğrenildiğini, olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma neticesinde çalınan malların bir kısmının bulunduğunu, ancak toplam 37.281,00 TL bedelli ürünün bulunamadığını, ilgili ürünlerin alıcısına teslim edilmemesi sebebiyle dava dışı şirket tarafından davacı şirkete 37.281,00 TL bedelli fatura gönderildiğini ve bu fatura/zarar bedelinin davacı tarafından ödendiğini, bu nedenle davalının davacı şirketin uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca davalının geç teslim edilen ve teslim edilemeyen mallar için 5.000,00 TL ifaya ekli cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının davalıya keşide ettiği ihtarname ekinde çalınan mal bedellerine ve cezai şart talebine ilişkin fatura gönderildiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalının yetki itirazının kabulü ile, icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminatın ve cezai şartın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olup, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak, 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7/2. maddesindeki “davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenleme gereğince davalı lehine maktu vekalet ücreti tutarını geçmemek üzere nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün davacı yararına bozulması gerekiyor ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK 438/7. maddesi hükmü uyarınca aşağıda gösterilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 3. bendinde yer alan “Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan 5.000,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibarelerinin çıkartılarak, yerine “davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2. maddesi gereğince hesap edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.