YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4466
KARAR NO : 2020/2696
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 03.05.2019 tarih ve 2019/104-2019/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970,00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın teşvik ve yönlendirmesi ile Yurtbank A.Ş … Şubesi’ne 6.209,97 TL mevduatını vadeli olarak yatırdığını, henüz paranın vadesi gelmeden banka yönetimine el konulduğunu ve hesap bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin kasıtlı olarak Off Shore Bankası adına açılan hesaba mevduat yatırmasını sağlayan ve bu bankanın paravan bir banka olduğunu gizleyen davalının müvekkilinin ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6.209,97 TL’nin paranın bankaya yattığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ING Bank A.Ş vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, Off Shore Bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın Off Shore Bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının off-shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının talebinin haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğu, davacıyla davalı arasında akdi ilişki bulunmadığı, davacının davalı bankaya yatırdığı mevduatın off-shore hesabına aktarıldığı tarihin bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere 26/07/1999 olduğu, bu tarih itibariyle yatırdığı anaparanın (Yargıtay bozma ilamında eleştiri konusu yapılmamakla) 4.570,00 TL olduğu, ancak paradan 224,28 TL’nin davacı tarafından çekilmiş olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiş olması nedeniyle, çekilen tutarın ana paradan mahsubu sonucu bakiye anapara alacağının 4.345,72 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 4.345,72 TL alacağın 26/07/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer’i müdahil … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile fer’i müdahil … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, fer’i müdahil … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.