Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4484 E. 2020/2666 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4484
KARAR NO : 2020/2666
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2017 tarih ve 2016/148 E.- 2017/855 K. sayılı kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 26/06/2019 tarih ve 2018/451 E.- 2019/717 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davalıya ait …9 Y sayılı faydalı model belgesi ile 2013/08907 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin bulunduğunu, davalı adına tescilli “ilaçlama makinesinin açılan kanatlarında kullanılan bir gergi mekanizması” adlı faydalı modelin yıllardır var olan ve bilinen bir ürün olduğunu, belgeye konu ilaçlama karma makinelerinde bu sistemin yaklaşık 15 yıldan bu yana kullanıldığını, davalı adına tescilli faydalı model belgesine konu buluşun yenilik vasfını taşımadığını, yine davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın da yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığını, harcı alem olduklarını, hiç kimsenin bu tasarımların üzerine hak iddia edemeyeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli, 2013/13809 sayılı faydalı model belgesi ile 2013/08907 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkiline ait faydalı model belgesinin amacının ilaçlama sırasında zeminden kaynaklanabilecek uç kanatlardaki sarkmaları ve kırılmaları önlemek olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan delillerin ilaçlama makinesinin uç kanatları ile ilgili olmadığını, müvekkili faydalı modelinin yeni olduğunu, yine hükümsüzlüğü istenilen endüstriyel tasarımın da yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü istenilen dava konusu faydalı modelin yenilik özelliğini taşımadığı, buna karşılık davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın ise yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait TR 2013 13809 Y nolu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; faydalı modele ilişkin verilen kararda bir isabetsizliğin bulunmadığı, endüstriyel tasarım bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı, bu hususta alınan ek bilirkişi raporu uyarınca, mutlak yenilik kriterinin resen gözetilmesi gerektiği, ek bilirkişi raporu uyarınca yapılan araştırmaya göre dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini taşıdığı, aksini gösterir bir bulguya rastlanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davalıya ait TR 2013 13809Y sayılı faydalı model belgesinin tüm istemlerinin hükümsüzlüğüne, 2013-08907 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 08/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.