YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4622
KARAR NO : 2021/5314
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.07.2019 tarih ve 2016/337 E. – 2019/119 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı şirket yetkilisi … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin soğuk hava deposunda muhafaza edilmek üzere teslim edilen müvekkiline ait kavunların, elverişli saklama koşullarının bulunmaması nedeniyle bozulduğunu, ayrıca davalı tarafa ürünlerle birlikte teslim edilen kasaların müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davalı ile yaptıkları sözleşme uyarınca, davacıya ait kavun ve karpuz türündeki ürünlerin kara depo diye adlandırılan evlerin bodrumlarından yüklenip soğuk hava deposunun uygun kapasiteli bir odasına istiflendiğini, davacının kavun ve karpuzların aynı odada saklanmasını kendisinin istediğini, depodaki oda sıcaklığının otomatik makinelerle ayarlandığını, davacıya ait ürünlerin bozulmasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın teslim aldığı ürünleri dikkat ve özenle muhafaza etmediği, depoda nem olduğu, su birikintilerinin olduğu, su birikintilerinin olduğu yerlerde daha çok bozulmaların olduğu, davacıyı uyarmadığı gerekçesiyle kusurlu olduğu, davacı tarafın da hasarlaşmaya başlayan malları depoya getirmesi sebebiyle kusurlu olduğu gerekçesiyle bozmadan sonra da ıslah yapılamayacağından davacının ıslah talebinin reddi ile davanın kabulüne, 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.561,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, mülga 818 sayılı B.K. 474 vd. maddelerine dayalı ardiyecinin muhafaza borcundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı ardiyecinin yasadan kaynaklanan saklama borcunu ihlal etmesi nedeniyle, ardiyeye bıraktığı kavunların bozulduğunu, davalının kasaları da iade etmediğini iddia ederek bozulan kavun ve kasa bedelleri olmak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile 50.000,00 TL’nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, ardiyeye bırakılan kavunların bozulmasında tarafların eşit kusurlu oldukları, kavun zararı 141.570,72 TL’den davalının % 50 kusur oranına göre 70.785,36 TL’den sorumlu bulunduğu, iade edilmeyen kasa bedellerinin de 12.756,60 TL olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının, dava dilekçesinde istediği 50.000,00 TL’nin hangi kısmının kavun bedeli, hangi kısmınında iade edilmeyen kasa bedeli olduğunu yargılama aşamasında açıklamaması nedeniyle talep edilen 50.000,00 TL’nin 1/2 olan 25.000,00 TL’nin kavun bedeli, 25.000,00 TL’nin de kasa bedeli olarak istendiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu halde davalının kavunların saklanmasında % 50 oranında kusurlu bulunması nedeniyle 12.500,00 TL kavun bedeli ile 12.756,60 TL kasa bedeli olmak üzere 25.256,60 TL’na hükmedilmesi gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde davanın tamamen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- 6100 sayılı HMK 176. maddesi hükmüne göre ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesidir.
Netice-i talebin arttırılması HMK 181 maddesi hükmüne göre kısmi ıslah niteliğinde olup, kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah işlemini yapması için bir haftalık süre verilmesi, bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 50.000,00 TL’nin tazmini istemi ile açılan davada, davacı vekilince bozmadan sonra 14.03.2018 tarihli dilekçe ile ıslah harcı da yatırılarak dava değeri 33.541,96 TL daha arttırılmak suretiyle dava kısmen ıslah edilmiştir.
Davacı HMK 181 maddesinde öngörülen prosedürü tamamlayarak usulüne uygun ıslah talebinde bulunmuştur. Bu aşamadan sonra mahkemece yapılması gereken ıslah edilen miktar yönünden olumlu-olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
Davacının usulüne uygun kısmi ıslah talebine rağmen HMK 181. maddesi hükümleri gözardı edilerek 28.03.2019 tarihli oturumda, taraf işlemi niteliğinde bulunan ıslahdan dönülmesine karar verilmesi de isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.