Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4630 E. 2020/2584 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4630
KARAR NO : 2020/2584
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/06/2019 tarih ve 2018/293-2019/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPMK nezdinde “Benesse” ibareli 2012/29972 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, diğer davalı tarafından 2008/55458 sayılı “B.ENESS.E By Eroğlu betül.ENES….” ibareli markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın kabulü ile başvuru kapsamından 25. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, davalı idarenin anılan kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin yurt dışında birçok ülkede tescilli markaları olduğunu, davalı TPMK nezdinde de 2000/07303 ve 2011/63804 tescil numaralı “Benesse” ibareli markalarının bulunduğunu, taraf markaları arasında tescile engel bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusunun sadece “benesse” ibaresinden oluştuğunu, davalının itiraza konu markasında başkaca unsurların da bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunun “benesse” ibaresi olması nedeniyle KHK m. 8/5 gereğince de başvurularının tamamen tescil edilmesi gerektiğini, ileri sürerek 2014-M-13859 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kurum kararının yerinde bulunduğunu, davalının kapsamdan çıkartılan ürün ve hizmetler yönünden kullanımının bulunmadığını, önceye dayalı hak sahipliğinin kendisinde olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının “benesse” ibaresinden oluşan bir sözcük markası olduğu, sözcüğün bir bütün halinde bilinen bir anlamına rastlanmadığı, davalı markasının ise bir dizi sözcükten oluşan sözcük markası olduğu, markada “B.ENESS.E By ….ENES….” ibareleri bulunduğu, ilk sözcük “BENESSE” sözcüğü olduğu, bu sözcüğü, büyük harfler ile yazılmak suretiyle görsel olarak diğer kelimelere nazaran ön plana çıkarıldığı, bu nedenle tüketici bakımından davalı markasının esas unsurunun “BENESSE” ibaresi olarak algılanacağı, davacı başvurundan reddedilen 25. sınıf emtia ile davalının redde mesnet markasının 25. sınıfında yer alan emtianın aynı ve benzer nitelikte olduğu, bu bakımdan YİDK kararının yerinde olduğu, davacı başvurusunun 35/05 perakendecilik hizmeti yönünden spesifik olarak belirli malların perakendeciliği yönünden olduğu, davalı marka kapsamında bulunan perakendecilik hizmetinin ise genel nitelikte olup bu durumda 35/06 perakendecilik hizmeti yönünden taraf markalarının kapsamının aynı/aynı tür/benzer olmadığı, ancak davacı başvuru kapsamında 35/06 perakendecilik hizmetinde “giysilerin, ayak giysilerinin, ayakkabı ve botların perakendeciliği” hizmetleri yönünden davalının marka tescil kapsamında bulunan 25. sınıftaki “giysiler, ayakkabı ve botlar, ayak giysileri” ile benzer ilişkili mal ve hizmetler olduğu, davacı markasının ticaret markası olduğu, ticaret markası olan kişilerin, marka tescil kapsamında bulunan ürünler yönünden perakendecilik hizmeti de verebilecekleri bu durumda davalının marka kapsamında bulunan ürünlerin satışa sunulması hizmetleri yönünden taraf markaları arasında mal ve hizmet benzerliğinin oluştuğu, ancak diğer ürünlerin perakendeciliği hizmetleri yönünden iltibasın oluşmayacağı, davalı tarafça anılan ürünlerin perakendeciliğine dair delil de ibraz edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK’nın 22/10/2014 tarih 2014-M-13859 sayılı kararının 35/06 grupta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için giysilerin ayak giysilerin ayakkabıların ve botların bir araya getirilmesi hizmetleri hariç diğer 35/06 grupta yer alan perakendecilik ürünleri yönünden iptaline, 35/01, 04 grup yönünden verilen önceki karar onandığından bu gruplar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.