Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4665 E. 2020/2811 K. 11.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4665
KARAR NO : 2020/2811
KARAR TARİHİ : 11.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14/05/2019 tarih ve 2019/7-2019/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma tarafından işletmelerinde kullanılan araçların Birlik Sigorta bünyesinde sigortalandığını, müvekkili şirkete ait tekerlekli yükleyicinin 09/04/2009 tarihinde yükleme esnasında kollarından sol taraftakinin kırıldığını, müvekkili şirketin başvurusu üzerine gerekli işlemlerin başlatıldığını, ancak gerekli parçaların yurt dışından geleceği ve bu nedenle tamir işinin çok uzun bir süre alacağının müvekkili şirkete bildirdiğini, aynı sorunun normal kaynak ile giderilebileceğinin ancak sigorta şirketinin böyle bir çözümü sigorta poliçesi kapsamında kabul etmeyeceğinin müvekkili şirkete bildirdiğini, Birlik Sigorta yetkililerinin olaya ilişkin olarak rapor tuttuklarını ve bahse konu arızanın Booma yapılan kaynak nedeniyle vuku bulduğunu iddia ettiğini ve bu nedenle müvekkili şirketin zararını tazmin etmeyeceklerini bildirdiklerini ileri sürerek müvekkili şirkete ait yükleyicinin arızalanması nedeniyle oluşan zararın ödenmeyen kısmına karşılık olarak 47.383 TL’nin fatura tarihi olan 17/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetki ve görev itirazında bulunduklarını, zira genel yetki uyarınca davanın Genel Müdürlüklerinin bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının gerektiğini, dolayısıyla açılan davanın yetki noktasında reddinin gerektiğini, yine dava konusu olayın 07/05/2009 tarihinde meydana geldiğini, anılan ek davanın ise 2014 yılı içerisinde açıldığını, bahse konu alacağın ilgili kanun hükümleri gereğince zamanaşımına uğradığını, esasa girilmeden zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu hasarın 07/05/2009 tarihinde müvekkili şirkete bildirildiğini, başvuru neticesinde hasar ile ilgili araştırma yapan müvekkili şirketin konu hakkında düzenlenen ekspertiz raporuna binaen hasar bedelini reddettiğini, zira Boomun kaynak onarımına bağlı olarak makinenin tek taraflı olarak yüke bindiğini, oluşan kasıntı neticesinde ikinci hasar meydana geldiğini, davacı yanın iddia ettiği ve mahkemece tayin edilen bilirkişilerin belirttiği gibi ikinci hasarın ilk hasardan bağımsız olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait, davalı … tarafından sigortalanan makinada hasar meydana gelmesi nedeniyle 07/05/2009 tarihinde hasarın ödenmesi için davalı … şirketine ihbarda bulunulduğu, davalı … şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle, davacı tarafından 17/06/2010 tarihinde mahkememizin 2014/331 esas 2015/544 karar sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak suretiyle 10 bin TL talepli kısmi dava açıldığı, bakiye hasar bedeli için mahkememizde işbu davanın 17/01/2014 tarihinde açıldığı, hasarın meydana geldiği yıl itibariyle davada uygulanması gereken ve yukarıda zikredilen yasal düzenleme gereği, sigorta sözleşmesinden doğan alacakların iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, açılan ilk davanın kısmi dava olması ve alacağın tamamı için zamanaşımını kesmediğinden ve zamanaşımını kesen başkaca bir sebepte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.