Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4680 E. 2020/2600 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4680
KARAR NO : 2020/2600
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/02/2018 tarih ve 2016/183 E- 2018/27 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19/09/2019 tarih ve 2018/1372 E- 2019/904 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda davacı olan müvekkilinin köfteci dükkânı işletmesi olduğu ve işletmesinin bulunduğu yerin “Merkez Efendi” olarak anıldığını, kendi ad ve soyadı esaslı unsur olmak üzere yanında mahal adının yer aldığı “Merkezefendi Köftecisi …” markasının tescili için davalı kuruma 2014/75884 numarası ile başvuru yaptığını, aynı yerde 43. sınıfta faaliyet gösteren Levent İlci’nin başvuru aleyhine itirazı üzerine YİDK’nın müvekkili başvurusunun reddine karar verdiğini, 556 sayılı KHK hükümlerine göre mahal bildiren ekler ile ürün cinsi belirten eklerin kullandıkları markaların esaslı unsuru olamayacağını, markaların benzerlik değerlendirmesinin esaslı unsuru oluşturan “…” ve “…” ibarelerine bakılarak yapılması gerektiğini, “…” ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, mahal bildiren “Merkezefendi”, ürün cinsi bildiren “köfte” ya da iştigal konusu bildiren “köfteci” ibarelerinden hareketle verilen TPMK YİDK “2016-M-2118” numaralı başvurunun reddi kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, “Tarihi Merkezefendi Köftecisi” markasının ilk kez müvekkili ailesi tarafından kullanıldığını ve tanınmış marka haline getirildiğini, “… TARİHİ MERKEZEFENDİ KÖFTECİSİ” markasını 03/06/2005 tarih ve 2005/22452 numara ile TPE nezdinde 29, 30 ve 43. sınıflarda tescil ettirdiğini, “TARİHÎ MERKEZEFENDİ KÖFTECİSİ” markasının sahipliğine tescilden önce kullanım yoluyla hak kazananın ilk ve gerçek sahibinin müvekkili olduğunun Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen ilamı ile hüküm altına alındığını, “MERKEZEFENDİ KÖFTECİSİ” ibaresinin asli unsur olduğu ve davacının tescil talebinde bulunduğu markanın müvekkiline ait markanın asli unsurunun birebir aynısı olup her iki markanın da aynı hizmet kolunda kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru markasının standart yazım karakteri ile tümü büyük harflerden oluşacak şekilde beyaz zemin üzerine siyah renk ile yazılı “MERKEZEFENDİ KÖFTECİSİ … ibaresinden oluştuğu, bir şekil unsurunun bulunmadığı, davalının redde mesnet markasının da büyük harflerden oluşacak şekilde beyaz zemin üzerine siyah renk ile yazılı “… TARİHİ MERKEZEFENDİ KÖFTECİSİ” ibaresinden oluştuğu ayrıca bir şekil unsurunun bulunmadığı; taraf markalarında “MERKEZEFENDİ KÖFTECİSİ” ibaresinin ortak olduğu, bu durumun taraf markalarını görünüş, yazılış ve söyleyiş bakımından benzer hale getirdiği, “Merkezefendi” sözcüğü her ne kadar İstanbul’da bir semt isimi olsa da uyuşmazlık konusu hizmetlerde bu ibarenin ayırt edici niteliği bulunmadığı, “Merkezefendi” semti yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde ünlü bir yer olmadığı, taraf markalarında aynı zamanda ad ve soyadları yer alsa da ortalama tüketicilerin davacı markasını “Merkezefendi Köftecisi” olarak bildikten sonra davalı markasıyla karşılaştığında markalar arasında irtibat kurabileceği, davalı markasının Bakırköy 1. Fikrî Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararı ve dosya kapsamında yer alan diğer delillere göre yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde bilinir marka olarak kabul edildiği, bunun benzerlik ve iltibası artıran bir unsur olduğu, davaya konu marka başvurunun kapsamında yer alan 43.sınıf hizmetleri davalının redde mesnet göstermiş olduğu markasında 43. sınıfta yer alan “Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri snack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri…” ile aynı ve aynı tür oldukları, markalar arasında uyuşmazlık konusu bütün hizmetler yönünden KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu bütün hizmetler yönünden 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu ve dava konusu YİDK kararının iptal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.