Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4751 E. 2020/2528 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4751
KARAR NO : 2020/2528
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/05/2019 tarih ve 2018/50-2019/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …adıyla işletilen ticari işletmenin sahibi ve yöneticisi olduğunu, davalı Türk Ekonomi Bankası Cevahir AVM şubesinden 01/05/2006 tarihinde 72 ay vadeli olarak 1.08 faiz üzerinden 400.000,00 TL ticari konut kredisi kullandığını, davalının kredi kullanımı sırasında komisyon, ipotek fek ücreti, dosya masrafı ve sair masraflar adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak 10.000,00 TL para aldığını, müvekkilinin haksız olarak alınan kesintileri bankadan talep etmesine rağmen bankanın ödeme yapmadığını, kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL dosya masrafı, komisyon ücreti, ipotek fek ücreti ve sair masrafların bankanın hesabına girdiği andan itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talebe konu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, kredinin ticari kredi olduğunu, sözleşmelere dayalı olarak dosya masrafı ve komisyon alınmasının doğal olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen bankacılık sözleşmesi yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel işlem şartlarına ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen emsal banka uygulamalarına göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan komisyon oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL’lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, tacir
olan davacının sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ticari kredi sözleşmesi kapsamında tahsil edilen komisyon ücreti ve masrafların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı kredi kullandırma komisyonu dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında masraf olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da istirdatını talep etmiştir. Mahkemece alınan 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1.601,25 TL ekspertiz ücreti ve 157,50 ipotek fek ücretinin davacıdan tahsil edildiği belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davacının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre davalı banka masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir ise de ancak yapmış olduğu masrafları ve TTK’nın 20 (eTTK m.22) maddesi gereğince vermiş olduğu hizmet için münasip bir ücret isteyebilir. Bu durumda mahkemece davalı bankadan bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu bu giderleri sarf ettiğine veya bu hizmeti verdiğine dair belgelerin ibrazı istenilip bu husus üzerinde durulmadan mahkemece eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: (1) no’lu bentte yer alan gerekçelerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte yer alan gerekçelerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.