Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4865 E. 2020/3577 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4865
KARAR NO : 2020/3577
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İpsala Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 15.03.2018 tarih ve 2017/165-2018/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Kooperatif vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisinin ortağı olduğu davalı kooperatiften kullandığı krediler nedeniyle diğer davalı nezdinde hayat sigortası yapıldığını, müvekkili murisinin 04/06/2007 tarihinde vefat ettiğini, davalı … şirketinin vefat tazminatını ödemediğini ileri sürerek 15.566,12 TL vefat tazminatının davalılardan tahsilini talep dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının murisinin hayat sigortası genel şartlarının C-2/2.2 maddesine göre poliçenin tanzimi sırasında sağlığı ile ilgili doğru beyanda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yanca, davacının murisinin hastalığını bildiği halde bu hususu gizleyerek poliçe tanzim ettiği iddia edilmiş ve bu sebeple ödeme yapmaktan kaçınılmışsa da, davaya konu poliçelerin tanzim edildiği tarihte murisin hastanede yatılı olarak tedavi gördüğünün ve poliçelerin murisin yokluğunda tanzim edildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla murisin beyan yükümlülüğünü ihlal etmesinin fiili olarak mümkün olmadığı, ayrıca kanser teşhisi konulan bir hastaya psikolojisinin bozulmaması için teşhisin bildirilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalı yanın bu hususun aksini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.566,12 TL’nin davalı … şirketinden alınarak, davacının murisinin borcundan mahsup edilmek üzere davalı kooperatife verilmesine, borçtan artan kalan kısmın ise muris Arif Akduğan’ın kanuni varislerine ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kooperatif vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, talep edilen sigorta tazminatının davalı … şirketinden alınıp, davalı kooperatife verilmesine dair hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece, davalı kooperatif hakkında hüküm tesis edilmediği ve davanın sadece davalı … bakımından kabul edildiği anlaşılmaktadır. Esasen işbu dava bakımından davalı kooperatifin sorumluluğuna gidilmesini gerektirecek bir husus da bulunmamaktadır. Belirtilen sebeplerle, davalı kooperatif aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün belirtilen hususlar bakımından düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kooperatif vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hüküm fıkrasının “4” numaralı bendinde yer alan “davalıdan” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “davalı …Ş’den” ibaresinin yazılması ve yine hüküm fıkrasının “5 “ numaralı bendinde yer alan “davalılardan” ibaresinin çıkarılması ve yerine “davalı …Ş’den” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA. ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı kooperatife iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.