YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4895
KARAR NO : 2020/3680
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.03.2019 tarih ve sayılı 2017/433-2019/178 kararın Yargıtay’ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bitlis Polis Meslek Yüksek Okulunda gerekli izinleri alarak, bandrollü ve yasal hiçbir engeli olmayan kitap satışı yaptığını, davalının, davacının kitap sattığı yerlere giderek “davacının sattığı kitapların korsan olduğunu, satın alanların kandırıldığını, dolandırıldığını, sahtecilik yapıldığını” söyleyerek davacının ticari itibarına zarar verdiğini, davalının bu eylemlerinden dolayı davacıdan kitap alan kişilerin toplam 9.320,00 TL siparişlerini iptal ettiklerini, davacının, bunun için 611,19 TL’lik kargo masrafı yaptığını, davacının iptal taleplerini görüşmek için yol, yakıt ve konaklama masrafı yaptığını, davacının bu konularda ve iptal edilen sipariş bedelleri ile kargo bedelinden oluşan toplam zararının 10.500,00 TL olduğunu beyan ederek 10.500,00 TL’nin ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesindeki iddiaların uydurma olduğunu, davacının kardeşi olduğunu sandıkları Muammer Gürel’in 02.03.2012-19.04.2012 tarihleri arasındaki dönemde davalının yanında çalıştığını ve çalışan bayanlara sarkıntılık yaptığı için işten çıkarıldığını, davanın açılmasının sebebinin bu konuda oluşan husumet olduğunu, TTK’da yer alan haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, aynı kitapevine ait kitapların aynı yerde satılmasının haksız rekabet oluşturmayacağını, tarafların aynı basım-yayın evine bağlı satıcılar olarak kitap satışını yaptığını, davacı tarafından yapıldığı beyan edilen karalamaları kabul etmediklerini, davacı ile aynı kitapların satışını yapan davalının bu kitapları karalama imkanının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın, davacının kitap sattığı yerlere giderek davacının sattığı kitapların korsan olduğunu, satın alanların kandırıldığını, dolandırıldığını, kitapların orijinal olmadığını, korsan olduğunu söylediği, bu çerçevede davacı tarafın davalı hakkında Türk Borçlar Kanununun 57. maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, davacının haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu zararının 2.664,00 TL olduğu, buna bağlı olarak da 2.000,00 TL manevi tazminatın yerinde olacağı gerekçesi ile davalının davacı hakkındaki haksız rekabetinin menine, 2.664,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 194,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.