Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4911 E. 2020/2681 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4911
KARAR NO : 2020/2681
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.06.2016 tarih ve 2016/13-2016/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Kurum vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kurum tarafından müvekkili şirkete gönderilen 09.09.2015 tarih ve 9782 sayılı karar uyarınca müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde “marka hakkı sahibi” olduğu “Corvus” ve “Corpus” markalarının müvekkili şirket adına tescil tarihinden önce farklı sınıflarda başka firma ve şahıslar tarafından tescil edilmiş olması nedeniyle müvekkili şirkete ait “Corvus” ve “Corpus” markalarının 31.12.2015 tarihine kadar piyasadan toplatılmasını, 31.12.2015 tarihinden sonra piyasada bulunduğu tespit edilmesi halinde 4250 sayılı Kanun’un 7. maddesinin “ç” bendi uyarınca idari para cezası uygulanacağını, davalı Kurum kararının uygulanması halinde telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağını, davalı Kurum tarafından müvekkilinin mülkiyetinde olan markaların kullanılmasını engellemek suretiyle muaraza yaratıldığını, bu kararın müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalı tarafından yaratılan muarazanın giderilmesini ve müvekkilinin tescilli markalarını kullanmasının usule ve hukuka uygun olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, yargı yolu, görev ve derdestlik itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, idari bir kurumun almış olduğu bir karardan dolayı adli yargı yolunda çözümü gerektiren bir muarazanın oluşmadığı gibi davacı tarafından da ispat edilemediği, idari yargının görevinde bulunan uyuşmazlığın da, adli yargı yerinde görülmesi olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nın 114/1-b ve c maddeleri ile 115/2 maddesi gereğince açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” halinde uygulanabilir. Ancak, yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarından sonra, idare mahkemesinde aynı konuda dava açılsa dahi, bu dava, adli yargı mercilerinde açılan davanın devamı niteliğinde olmayıp, kendine özgü usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur. Bu durumda, mahkemece, idare mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğine göre, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de hüküm kurulması gerekirken, harç ve giderlerin nihai kararda göz önünde bulundurulmasına karar verilmek suretiyle anılan hususlarda hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.