YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5169
KARAR NO : 2020/3983
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.05.2019 tarih ve 2016/404-2019/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı … vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan …’ın davacı Banka ile visa kredi kartı üyelik sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesini imzaladığını, diğer davalıların kredi kartı üyelik sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi hesabının kat edilerek ihtar çekilmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine kredi kartı borcu ve kredi borcu nedeniyle ayrı ayrı icra takibi yapıldığını, genel kredi sözleşmesi ile ipotek belgesine istinaden ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle de takip başlatıldığını, itiraz üzerine takiplerin durduğunu ileri sürerek; davalı …’ın kredi kartından kaynaklanan ve diğer davalıların kefil olduğu 13.200,-TL ile krediden kaynaklanan 9.850,-TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, kefil oldukları borcun ödendiğini savunmuşlardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kredi kartından kaynaklanan borcun tarafların mutabakatıyla ödendiği, bu nedenle iş bu talebin konusuz kaldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesiyle, davalı …’ın genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davacıya 9.155,22 TL borcu olduğunun tespit edildiği, adı geçen davalının borcu ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, kredi kartından kaynaklanan talebe ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, diğer talebin ise kısmen kabulüyle, 9.155,22 TL’nin davalı …’dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı … tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş olup, mahkemece verilen ilk kararla, davanın açıldığı tarih itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma ilamında, davalı hakkında yapılıp, sonrasında yenilenen icra takiplerine, davalının borcunu ödemek istediğine ilişkin davacı bankaya yaptığı başvurulara ve davalı tarafından davacıya bankaya ödeme yapıldığını gösterir bir kısım dekontların varlığına işaret edilerek, belirtilen hususların 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 133/1-2 bentlerinde düzenlenen hükümlere göre zamanaşımı kesip kesmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen zamanaşımı defi hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu olumsuz bir karar da verilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında işaret edilen hususlar ve davalı …’ın aşamalardaki beyanlarında, icra takiplerinin geçerli bir şekilde yenilenmediği, kısmi ödemelerin ve davacı bankaya yaptığı başvuruların ise davaya konu genel kredi sözleşmesine ilişkin olmadığı şeklinde iddialarda bulunduğu da gözetilerek, zamanaşımı definin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.