Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5211 E. 2020/3899 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5211
KARAR NO : 2020/3899
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.03.2017 tarih ve 2016/219 E. – 2017/112 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.10.2019 tarih ve 2018/1481 E. – 2019/968 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2015/70713 sayılı “DESTEK MODERN TARIM+ŞEKİL” ibareli markanın 31, 35 ve 44. sınıflarda tescili talebi ile TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan ilk inceleme neticesinde 556 Sayılı KHK’nın 7/1-b hükmü gereğince 35. sınıfta yer alan bir kısım emtiaların başvuru kapsamından çıkartıldığını, verilen bu karara karşı müvekkili tarafından YİDK’e itiraz edildiğini, YİDK’in 20.04.2016 tarih 2016-M-4224 sayılı kararı ile itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” için devamına karar verildiğini, dava konusu marka ile redde gerekçe gösterilen 2000/15471 sayılı “DESTEK+şekil” ibareli markanın aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ve markaların tamamen farklı sektörlerde kullanıldığını ileri sürerek TPMK YİDK’in 2016-M-4224 sayılı kararının iptali ve müvekkiline ait başvurunun çıkartılan emtiaları ve hizmetleri de içerecek şekilde tescil işlemlerinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının dava konusu marka başvurusunun “DESTEK MODERN TARIM+ŞEKİL” ibaresinden oluştuğu, kelime, şekil ve renkten oluşan kombinasyon markası şeklinde bulunduğu, mesnet alınan 2000/15471 kod numaralı markanın “DESTEK+şekil+renk” ibaresinden oluştuğu, markalarda yer alan ortak unsurun DESTEK kelimesi olduğu, redde mesnet markada ve davacı başvurusunda bulunan farklı kelime, şekil, renk unsurları, düzenleme biçimi, farklı yazım şekilleri ile davacı başvurusu ile redde mesnet markanın hitap ettiği tüketici kesimin özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, işitsel görsel ve anlamsal yönden bütün olarak bıraktığı izlenimin ilk bakışta hiçbir inceleme ve araştırılma yapılmasını gerektirmeyecek kadar aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, dolayısı ile 556 sayılı KHK madde 7/1-b koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 20/04/216 tarih 2016-M-4224 sayılı kararının davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; başvuru markası ile redde mesnet gösterilen dava dışı şirkete ait markanın 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayrıca iltibas değerlendirmesini gerektirmeyecek şekilde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.