Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5217 E. 2020/3255 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5217
KARAR NO : 2020/3255
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2017 tarih ve 2017/219 E.- 2017/482 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddinne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/10/2019 tarih ve 2018/1479 E.- 2019/967 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin alanında tanınmış bir firma ve “TİRYAKİ” esas unsurlu markalarının olduğunu, 2017/32029 sayılı “TİRYAKİ İYİ İNSANLAR BEREKETLİ TOPRAKLAR+Şekil” ibareli 29. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından “TİRYAKİ” ibareli, 29. sınıf ürünleri de içeren 2010/22815 sayılı marka mesnet alınarak 6769 sayılı SMK’nın 5/ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da nihai olarak YİDK kararıyla reddedildiğini, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın görsel, işitsel ve biçimsel olarak kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetler bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer ve ortalama yararlanıcılar nazarında karıştırma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin TİRYAKİ ibareli 29. sınıf ürünleri içeren birçok markasının da tescilli olduğunu, müvekkilinin seri markası niteliğinde marka başvurusu yapıldığını, başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 5/ç maddesi kapsamına girebilecek bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek YİDK’nın 2017/M-3732 sayılı kararının iptalini, tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; markaların benzer sınıflar bakımından ayırt edilemeyecek seviyede benzer olduğunu, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; redde mesnet alınan “TİRYAKİ” ibareli markanın kapsamında, reddedilen 29. sınıf ürün ve hizmetlerin aynısının veya aynı türünün yer aldığı, başvuru konusu işarette özel biçimde yazılmış “TİRYAKİ” ibaresi yanında özgün bir şeklin de bulunduğu, redde mesnet markanın ise sadece “TİRYAKİ” ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işaret ile redde mesnet aynı tür ürün ve hizmetleri içeren markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında tiryaki ibaresinin ortaklığından kaynaklı işitsel ve anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçimler, sözcükler ve yazım şekli itibariyle görsel olarak birbirlerinden önemli derecede farklı oldukları, ayrı işaretler olarak ortalama tüketiciler ve yararlanıcılar tarafından anlaşılabilir hâle geldikleri, yazım ve düzenleme biçiminin daha ön planda olduğu, farklılıkların başvuru konusu işareti, redde mesnet markadan farklılaştırdığı, başvurunun ilâna çıkarılmasının ve redde mesnet marka sahibinin itirazına açılmasının makûl ve zorunlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 2017/M-3732 sayılı kararının, davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.