Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5344 E. 2020/3124 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5344
KARAR NO : 2020/3124
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2019 tarih ve 2017/27-2019/480 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankadan iki adet kredi kullandığını, bu krediler nedeniyle kendisinden proje komisyonu adı altında 7.142,86 TL ve 33.333,33 TL olmak üzere toplam 40.476,19 kesinti yapıldığını, söz konusu kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek 7.142,86 TL’nin 24/02/2006 tarihinden itibaren, 33.333,33 TL’nin 05/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL’lik 48 ay vadeli taksitli ticari kredinin kullandırılması sırasında proje komisyon ücretinin alındığı, sözleşmede masraf alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların mutabakata vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL’nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje komisyonlarının ve diğer masrafların miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da dahil edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır. Bu durumda, sözleşmeye göre davacının komisyon ve masrafları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı ve miktarının da ödeme planında açıkça belirlendiği ve tarafları bağlayıcı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kredinin kullandırıldığı tarihten 8 yıl sonra açılan işbu davada yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.