Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5357 E. 2020/3037 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5357
KARAR NO : 2020/3037
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/07/2018 tarih ve 2016/577 E.- 2018/633 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 23/10/2019 tarih ve 2018/1855 E.- 2019/1269 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının tarafların ortağı olduğu Fatma Zehra Kadın ve Çocuk Sağlığı Hizmetleri Ltd. Şti’nin iki ortağından birisi olduğunu, ayrıca şirket müdürü olarak da görev yaptığını, müvekkilince ikame edilen davada yapılan yargılamayla, şirketi ve ortakları zarara uğrattığının tespit edildiğini ve yargılama sonucunda da müdürlükten azledildiğini, davalının haksız davalar açarak müvekkilini ortaklıktan uzaklaştırmaya çalıştığını ileri sürerek, TTK’nın 640/3 maddesine göre davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini istemiş, 30.11.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle ise, davayı terditli hale dönüştürdüklerini, asıl taleplerinin davalının ortaklıktan çıkartılması, fer’i taleplerinin ise şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK m. 640/(3) uyarınca, şirket ortağının haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasını ancak şirketin mahkemeden talep edebileceği, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacı yanca ıslah yapılarak, dava terditli davaya dönüştürülmek istenilmişse de, ortağın haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılması ve şirketin feshi taleplerinin birbirinden farklı talepler olduğu, bir davada ıslah yoluyla dava dilekçesiyle talep edilmemiş bir talebin davaya ithal edilmesinin mümkün olmadığı, usulüne uygun olarak başvuru ve peşin harç yatırılması halinde sonraki talep ek bir dava olarak kabul edilebilecekse de, davacı yanca sadece başvuru harcı yatırıldığı, bu nedenle söz konusu talebin bir ek dava olarak da kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin, davacı ortağın davalının şirket ortaklıktan çıkarılması talebi bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmadığı şeklindeki saptamasının doğru olduğu, davacı yanca 6102 sayılı TTK’nın 640/3. maddesinin Anayasaya’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine götürülmesi talep edilmişse de, TTK’nın 640/3. maddesindeki düzenleme Eski Türk Ticaret Kanunu’nun 551. maddesinde de yer aldığı gibi, her iki Kanunda yapılan düzenlemenin de Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.