Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/589 E. 2019/7130 K. 13.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/589
KARAR NO : 2019/7130
KARAR TARİHİ : 13.11.2019

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2017 tarih ve 2016/142 E- 2017/435 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/11/2018 tarih ve 2018/463 E- 2018/1170 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “ZİRVEFOREX” ibaresinin 36. sınıfta tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığının, 2001/05252 sayılı “ZİRVE” ibareli markaya dayalı olarak müvekkilinin başvurusunu 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddettiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın da YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa başvuru konusu ibare ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında bir ayniyet ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-2651 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvurusu konusu ibare ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu “ZİRVEFOREX” ibareli başvurunun kapsamında yer alan 36. sınıftaki tüm hizmetlerin, redde mesnet “ZİRVE” ibareli markanın kapsamında aynen yer aldıkları ancak marka işaretleri arasında ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 7/l-b maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’in 2016-M-2651 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile İlk Derece Mahekemi Kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.