Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/59 E. 2020/3568 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/59
KARAR NO : 2020/3568
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.05.2018 tarih ve 2018/194-2018/447 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2010 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 27.01.2012 tarihinde yapıldığını, bu genel kurulda alınan 4 numaralı karar ile 2010 yılına ilişkin bilançoların onaylandığını, 5 numaralı karar ile yönetimin ibra edildiğini, 6 numaralı karar ile 2010 yılı kârları ile ilgili karar alındığını, bu kararların birbirleri ile bağlantılı olduğunu, bilançoların gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin dava dışı Sarıoğlu Ltd Şti.’nden 2004 yılında 34.383,86 TL tahsil ettiği halde bu tahsilatın şirket kayıtlarına ve kasasına geçirilmediğini, şirketin Sarıoğlu Ltd. Şti.’nden halen alacaklı göründüğünü, bu nedenle dava konusu 2010 yılı da dahil olmak üzere tüm bilançoların gerçeği yansıtmadığını, yönetimin ibra edilemeyeceğini ileri sürerek alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Sarıoğlu Ltd. Şti.’nden tahsilatın 2012 yılında yapıldığını, bu nedenle şirketin 2010 yılına göre alacaklı göründüğünü, ibra kararının da yerinde olduğunu, 6 numaralı bentte ise alınmış bir kararın bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Sarıoğlu Ltd. Şti.’nden olan alacağının sulh suretiyle 2012 yılında tahsil edildiği, aynı yıl bu tahsilatın kayıtlara geçirildiği, aynı alacağa istinaden bilançolarının gerçeği yansıtmadığından bahisle davalı şirketin 2011 yılına ilişkin genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin davanın reddedilip kararın onandığı gerekçesiyle dava konusu genel kurulun 4 ve 5 nolu kararları yönünden davanın reddine, 6 nolu genel kurul kararı yönünden önceki hüküm kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.