YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1085
KARAR NO : 2021/519
KARAR TARİHİ : 27.01.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2019 tarih ve 2019/288-2019/485 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının ayırıcı unsurunun KALE olduğunu, birçok KALE esas ve ayırt edici unsurlu markalarının bulunduğunu, fiilen bu markaları kullanan müvekkilinin, kullanım önceliği ve işaret üzerinde gerçek hak sahipliği bulunduğunu, 19. ve 20. sınıftaki ürünleri içeren “KALE PARKE” ibareli 2012/88678 sayılı marka tescil başvurusunun dava dışı şirketlere ait KALE ibareli markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, müvekkilinin KALE markalarının tescilli bulunduğunu, redde mesnet markalarla benzemediğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; redde dayanak markaların “KALE” kelime unsurundan başvuru markasının ise sadece “KALE PARKE” kelime unsurundan ibaret olduğu, başvuru markasında yer alan “Parke” ibaresinin başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden tanımlayıcı olduğu da iddia ve ispat edilemediği, “KALE” ibareli markalar ile “KALE PARKE” ibareli marka arasında ayniyetten veya ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne TPMK YİDK’nın 2014/M-10478 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.