Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/116 E. 2020/3806 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/116
KARAR NO : 2020/3806
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2017 tarih ve 2016/162 E- 2017/65 K. sayılı kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/11/2019 tarih ve 2017/3329 E- 2019/2589 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin TPMK nezdinde 2011/01810 tescil numaralı “Çorbalık” tasarımı bulunduğunu, bu tasarımın müvekkili nezdinde yeni ve ayırt edici olduğunu, RUMİ, SNOW, MARGARET, QUEEN, CINDRELLA, HELEN ve EMILY adlı yemek takımlarında bu modeli kullandıklarını, davalı tarafın www.nehir.com.tr internet sitesinde ve kataloglarında SARDUNYA, BEGONYA ve ALMİNA adlı yemek takımı modellerinde bu tasarımları kullandıklarını, bu hususta Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/89 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, tespit raporunda dava konusu tasarımlar karşılaştırıldığında davalı tarafa ait dava konusu yemek takımları içerisindeki çorbalık ürünlerinin mevcut yapı benzerliklerinin tescilli tasarımındaki çorbalık tasarımına iltibas oluşturacak nitelikte benzer tasarımlar olduklarının tespit edildiğini, müvekkilinin tescilli ürününün davalı tarafından farklı yemek takımlarında kullanılmasının müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini, müvekkilinin piyasada sahip olduğu olumlu imajını ve tacirlik vasfını zedelediğini piyasada itibar ve güven kaybına neden olduğunu ileri sürerek, 10.000 TL manevi tazminat ve şimdilik belirsiz alacak olarak 500 TL maddi tazminatın tahsilini, yapılan tecavüzün menini, refini, tecavüze ilişkin tespit hükmünün tirajı en yüksek gazetelerden birinde ilan edilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/89 D.İş sayılı tespit dosyasında alınan rapora itiraz ettiklerini, müvekkiline ait SARDUNYA, BEGONYA ve ALMİNA yemek takımı modellerinin davacının tescilli tasarımlarından farklı olduğunu, kaldı ki davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin dahi bulunmadığını, davacının kendisinin daha önceki tarihlerde, Karaca Square Collection adıyla ve başka adlarla yaptığı kamuya arzların, kendi tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliğini ortadan kaldırdığını, bu tasarıma sahip ürün görsellerinin davacının www.krcshop.com internet sitesinde yer aldığını, bundan başka 3.kişilere ait 2008/01918-1, 2008/06430-1, 2008/05791-2, 2009/03144, 2010/02789 ve 2010/02466 numaralı tasarımların da davacının 2011/01810 sayılı tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik vasfını ortadan kaldırdığını savunarak, asıl davanın reddine; karşı davanın ise kabulü ile davacıya ait 2011/01810 sayılı tasarım tescilinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre, karşı dava yönünden; davacıya ait 2011/01810 sayılı çorbalık tasarımının başvuru tarihinin 17.03.2011 olduğu, bilirkişi heyeti marifetiyle de incelendiği üzere mesnet 2010/02789 sayılı endüstriyel tasarımın 17.05.2010 başvuru tarihli olduğu ve dava konusu davacı karşı davalı tasarımının anılan tasarım karşısında yeni ve ayırt edici mahiyette olmayıp benzer olduğu, bu nedenle de davacı karşı davalıya ait 2011/01810 sayılı çorbalık tasarımının hükümsüzlüğünün gerektiği; öte yandan asıl davada her ne kadar davacı karşı davalı endüstriyel tasarıma dayalı tecavüzün tespiti, meni, maddi manevi tazminat talebinde bulunmuşsa da, davasına dayanak olan 2011/01810 çorbalık tasarımının anılan nedenle hükümsüz sayılması ve hükümsüzlüğün geçmişe etkili olması nedeniyle 2011/01810 sayılı endüstriyel tasarımın mezkur davaya da dayanak olamayacağı gerekçesiyle, karşı davacı tarafın davasının kabulü ile 2011/01810 çorbalık tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine; asıl davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, men’i, ref’i ile maddi ve manevi tazminat; karşı dava ise asıl davaya dayanak endüstriyel tasarım tescilinin yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayanarak hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne dair verilen kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davacı karşı davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı karşı davalı vekilinin karşı dava dilekçesi incelendiğinde, davacı karşı davalıya ait çoklu tasarımdan sadece 2011/01810-1 sayılı “çorbalık” tasarımı yönünden hükümsüzlük isteminde bulunulduğu, nitekim benimsenen bilirkişi heyeti raporunda da sadece bu tasarım yönünden inceleme yapılıp yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesi yapıldığı, buna rağmen mahkemece 2011/01810-2 sayılı “tabak” tasarımını da kapsar şekilde tasarım alt numarası zikredilmeksizin 2011/01810 sayılı çorbalık tasarımının hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği belirtilmiş olup, bu husus kamu düzeninindir. Şu halde mahkemece karşı davada yukarıda belirtildiği üzere 2011/01810-1 sayılı “çorbalık” tasarımı yönünden hükümsüzlük isteminde bulunulmuş olmasına rağmen Mahkemece, 2011/01810-2 sayılı “tabak” tasarımını da kapsar şekilde 2011/01810 numaralı tasarımın tamamının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerek HMK’nın 26. maddesi ve kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğinden ve gerekse de hükmün infazında dahi tereddüt oluşturacak tasarım alt numarası zikredilmeksizin 2011/01810 sayılı çorbalık tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı karşı davalı taraf yararına bozularak kaldırılması gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı karşı davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. H.D.nin 2017/3329 E.-2019/2589 K. sayılı kararının mümeyyiz davacı karşı davalı yararına BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.