YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1167
KARAR NO : 2021/3688
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2015 gün ve 2014/302 – 2015/370 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.02.2018 gün ve 2016/7519 – 2018/1198 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkilinin Ulus Şubesi’nde çalıştıkları dönemde Tekshol Tekstil Deri Sek. İş. Ar. Yatırım San. Tic. A.Ş. firmasının da aralarında bulunduğu grup firmalara kredi mevzuatına aykırı bir şekilde kullandırdıkları ticari kredilerin ödenmediğini, icra takibinden sonuç alınamayınca borçlu hakkında borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiğini, usulsüz kredi verilmesi nedeniyle doğan zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek 65.083,20 TL banka zararının dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kredi verilmesinde banka görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmallerinin bulunmadığını, KDV iadesinin kredi teminatı olarak temlik alındığını, 671.000 USD ihracat bedelinin davacının Bahçeşehir Şubesi tarafından borçlu firmaya ödendiğini, haksız fiil sebebiyle ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz verilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, temerrüde düşen borçlu hakkında icra takibinin geç başlatıldığını, borçlu mallarının yeterince araştırılmadığını, 10 yıl süre ile icra dosyasının takipsiz bırakıldığını, bu sebeplerle banka alacağının zamanında ve gereği gibi takip edilmediğini, müvekkilinin hiç bir usulsüz kredi işleminin bulunmadığını, şef pozisyonu ve yetkisizliği nedeniyle kredilere onay veremeyeceğini, sicil amiri de olan müdür …’nın talimatlarını uyguladığını, şube müdürünün önceki yolsuzluklarına rağmen işlem hacmi çok yüksek olan Ulus Şubesine atandığını, bu şubede de bir çok usulsüz kredi verdiğini, 12 yıl aradan sonraki talebin iyi niyetle bağdaşmadığını, faize itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, BK’nin 60’ncı maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğunu, kredinin niteliği itibariyle derhal tahsili gerekmekte olduğu halde, yapılan ihracat nedeniyle davacı nezdindeki bir hesaba gelen 671.000 USD’nin alacağa mahsubu yerine borçluya ödendiğini, davacının dayandığı soruşturma raporunun gerçekleri yansıtmadığını, KDV iade alacağının kredi teminatı olarak temlikinin, birçok belge ile mali tabloların dikkate alınmadığını, kredi verilmeden önce şube yetkisinde düzenlenen istihbarat raporundaki olumlu bilgilere binaen kredi kullandırıldığını, kredi öncesi gerekli evrakların toplandığını, tüm işlemlerin yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.