Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1321 E. 2021/1380 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1321
KARAR NO : 2021/1380
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.01.2019 tarih ve 2017/223 E- 2019/14 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2019/474 E- 2019/957 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait olan … plaka sayılı çekici ve buna bağlı olan… plaka sayılı dorsenin 08.01.2016 tarihinde Konya-Adana yolunun 21. kilometresinde tek taraflı maddi hasarlı kazaya karıştığını, yolun karlı olması sebebiyle sürücü …’ın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, orta refüje girdiğini, daha sonra orta şeritte ilerleyen aracın direksiyonunu zar zor toplayan sürücünün daha da büyük bir kazanın oluşumunu engellediğini, orta şeritte birkaç yere çarpan aracın dorsesinin yırtıldığını, içerisindeki tüm malzemelerin yıkıldığını, hasar aldığını ve bir miktar malzemenin de yola fırladığını, kaza neticesinde davacı müvekkilinin sigorta şirketine başvuru yaptığını, sigorta şirketinin olayın kaza olmadığından bahisle ödeme yapmayı reddettiğini, olayın bir trafik kazası olduğunu, bunun tespiti için keşif taleplerinin olduğunu, davaya konu aracın kamyon klozu ile sigortalı olan bir araç olduğunu, teminat ve bildirim şeklinin açık bir şekilde düzenlendiğini, sigorta şirketince de hasar tespiti yapıldığını, sigortanın kullanılmaz hale gelen malzemelerin parasını ödemesi için işbu davayı açtıklarını ileri sürerek, şimdilik 13.000.-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiş, 08.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi talebini 1.065,05 TL artırarak 14.065,05 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, hasarın sigorta teminatının kapsamı dışında olduğunu, dava dilekçesinde kazaya ilişkin olayın anlatımı ile kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağında bir takım çelişkiler olduğunu, kazanın tutulan tutanaklara bakılması halinde sigortalanan aracın kaza esnasında hiçbir şeye çarpmadığını veya hiç birşeyle çarpışmadığını, dava dilekçesinde sigortalı aracın birkaç yere çarparak dorsesindeki brandanın yırtıldığı şeklindeki açıklamaların gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin bir eksperlik şirketine yaptırdığı ekspertiz raporunda zararın sigortalanan aracın çarpma ve devrilme gibi vakıalardan meydana gelmediğini, hasarın sigorta kapsamı teminat dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasarlanan emtianın ambalaj yetersizliği, yükleme hatası, gereği gibi tertip ve istiflenmemiş olmasının yanı sıra sürücünün ihmali ve yetersizliği dahi olsa bu hasarların da sigorta teminatı dışında olduğunu, bu
nedenle davacı yan tarafından istenilen dava konusu emtialarda oluşan deformasyona ilişkin tazminatın da hukuka aykırı olduğunu, talep edilen hasar miktarının da çok yüksek olduğunu, davacı yanın mesnetsiz ve hukuksuz taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davaya konu olayın trafik kazası olduğu, olayda davalı şirketçe sigortalanan ve davacı şirkete ait olan aracın sürücüsü …’ın %100 oranında kusurlu olduğu, olay sonucu oluşan hasarın ise 14.065,05 TL olduğu ve olayın da poliçe kapsamına girdiğinin bildirildiği, bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu, sürücünün ağır kusurunun olmadığı, tek taraflı trafik kazasında oluşan hasardan kaynaklı tazminat dışı bir düzenlemenin de bulunmadığı, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, “davanın kabulü ile davacının davalı aleyhine açmış olduğu tazminat davasında, 14.065,05 TL’nin “1.065,05 TL’si” için ıslah tarihi olan 08.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesinde; emtianın aracın çarpışması, devrilmesi sonucu hasar görmediği, şarampole giren aracın tekrar yola çıkarken yaptığı manevra sırasında eşyanın yanlış istiflenmesi sonucu brandanın yırtılması sonucu döküldüğü ve hasar gördüğü anlaşıldığından hasarın kamyon klozu kapsamında olmadığı nazara alınmadan ilk derece mahkemesince somut olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, davalı yanın istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, miktar itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeblere temyiz olunan miktarın 6100 sayılı HMK 362/1 – a maddesinde öngörülen kesinlik sınırları içerisinde bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile HMK 370/1 maddesi gereğince ek kararın ONANMASINA, HMK 372 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,17.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.