YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/139
KARAR NO : 2021/2876
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2017 gün ve 2016/259 – 2017/1000 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.10.2019 gün ve 2018/5483 – 2019/6657 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gayrimenkul aracılık ve komisyon işleri yaptığını, davalılardan … müvekkiline başvurarak, diğer davalının kiralık yer aradığını bildirdiğini, bu amaçla müvekkili ile davalı … arasında gayrimenkul görme formu düzenlendiğini ve davalı şirkete uygun bir yerin gösterildiğini ancak davalı şirket tarafından söz konusu gayrimenkulün kiralanmasına karşın müvekkiline gerekli hizmet bedelinin ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000 USD’nin dava tarihine kadar işlemiş ve işleyecek en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK’nın 551. maddesi bakımından davalı gerçek kişinin ticari vekil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, gayrimenkul kiralanması gibi yüklü ve borç doğuracak bir işlemin makul ve olağan işlem sayılamayacağı, davalı şirket tarafından davalı gerçek kişinin bu işlerde sürekli olarak aracı gibi kullanıldığına dair delil bulunmadığı, aynı zamanda yer gösterme belgesine konu edilen taşınmazın davalı şirket ile dava dışı malik tarafından bizzat yapılan akitle kiralandığı, kira ilişkisinin davacının yer göstermesi sonucunda kurulduğunun sabit olmadığı, davacının davalı gerçek kişinin ticari vekil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.