Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1395 E. 2021/1312 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1395
KARAR NO : 2021/1312
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2016/116 E. – 2017/356 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/01/2020 tarih ve 2018/1847 E. – 2020/6 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınan “BEKO” markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalarla iltibasa yol açacak nitelikteki “BEKA” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkilince itiraz edildiğini, itirazın YİDK’nın 31/01/2016 tarih 2016-M-1085 sayılı kararı ile 03 ve 05. sınıfta yer alan emtia bakımından reddedildiğini, oysa tüketicilerin dikkatinin markaların ilk harflerine ve ilk hecelerine yoğunlaşacağını, bu nedenle markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin 2005/08336 sayılı markasının kapsamında 03 ve 05. sınıf emtiaların mevcut olduğunu, anılan markanın müddet durumunda olsa dahi 556 sayılı KHK’nın 8/son maddesi uyarınca korumasının halen devam ettiğini, dava konusu markanın tesciline izin verilmesi halinde, tanınmış “BEKO” markalarının sulandırılma şartlarının ortaya çıkacağını, dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket temsilcisi savunmada bulunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığa konu 03 ve 05. sınıftaki emtia bakımından taraf markaları arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinin ilk şartı olan emtia benzerliği şartının oluşmadığı, somut uyuşmazlıkta anılan KHK.’nın 8/4. maddesi kapsamında benimsenen şartların kümülatif bir biçimde gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, “BEKA” esas unsurlu marka başvurusu ile davacının itiraza dayanak “BEKO” asıl unsurlu markaların ibareler bakımından benzer olduğu, emtia bakımından taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı, ancak davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca tanınmış olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, somut uyuşmazlıkta emtianın tamamen farklı olduğu, farklı ihtiyaçları karşıladıkları, bir arada satılmadıkları, bu nedenle de taraf markalarının ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı nazara alındığında, 556 sayılı KHK 8/4. maddesinde belirtilen koşulların davacı yararına oluşmadığı bildirilmiş ise de 3. sınıf mallar yönünden bu görüşe iştirak edilmediği, zira genel olarak temizlik maddelerinden oluşan bu mallar ile davacının ürettiği çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, deterjan hazneleri gibi mallarının yakın ilişki içinde oldukları, bu durumda 3. sınıfta yer alan ürünler bakımından 556 sayılı KHK 8/4. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf istemin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne ile davalı TPMK’nın 31/01/2016 tarih 2016-M-1085 sayılı YİDK kararının 3. sınıfta yer alan emtia bakımından kısmen iptaline, markanın da aynı emtia bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 17/02/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.