YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1544
KARAR NO : 2021/2283
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.01.2020 tarih ve 2018/431 E. – 2020/24 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına incelemeli patent belgesi ile tescilli bulunan “ekonomik çok amaçlı fırın” başlıklı buluşun yeni olmadığını, davalının tescilinden önce aynı buluşun yurt içi ve yurt dışında kamuya sunulduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli olan patent belgesinin hükümsüzlüğünü ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu incelemeli patent belgesine konu buluşlarının yeni olduğunu, tescil aşamasında da bu konuda incelemeden geçerek tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; R2007/06543 sayılı “Ekonomik Çok Amaçlı Fırın” buluş başlıklı patent belgesinin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşıdığı ve buluş basamağı içerdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, incelemeli patent belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu patent belgesinin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşıdığı ve buluş basamağı içerdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin 25.10.2018 tarihli ve 2016/12010 E. – 2018/6678 K. sayılı ilamı ile, dosyada alınan ek bilirkişi raporu ile davalı yanın sunmuş olduğu teknik uzman raporu arasındaki çelişkileri giderecek yeni bir rapor alınıp, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin önceki kararı bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyularak yeni bir bilirkişi raporu alınmışsa da, 25.07.2019 tarihli hükme esas alınan yeni raporda; daha evvel dosyaya sunulan ek bilirkişi raporu ile davalı yanca sunulan teknik uzman raporu arasındaki çelişkinin somut bir şekilde giderilmediği, niçin uzman raporuna üstünlük tanındığının belirtilmediği ve dava konusu incelemeli patent belgesinin sadece genel ifadelerle buluş basamağı taşıdığının belirtilmiş olduğu, oysa, raporda patent başvuru tarihinden sonraki teknik gelişmelerin patentin hükümsüzlüğünde dikkate alınamayacağının tespiti isabetli ise de, patent başvuru tarihi itibariyle, ilgili alanda tekniğin ulaştığı seviye ve bilgi birikimine göre, ilgili teknik alanda uzman kişinin bakış açısı ve mevcut bilgi birikimi itibariyle, dava konusu patentle elde edilen sonucu kolayca öngörebilip göremeyeceği, diğer bir anlatımla bu sonucun aşikar olup olmadığının, problem/çözüm yönetimine göre değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme içermeyen raporun bu hali ile denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor esas alınarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.