YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1655
KARAR NO : 2021/1541
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.01.2020 tarih ve 2018/616 E. – 2020/30 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davalı şirketin 05.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında karara bağlanan 2011 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 4., 2011 yılı kâr payı dağıtımına ilişkin 5. ve yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 6. maddelerinin kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, önceki yıllarda da kâr payı dağıtılmadığını, bilanço ile kar-zarar hesaplarının incelemeye elverişli olmadığını ileri sürerek adı geçen genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu edilen genel kurul toplantısında alınan kararların iptali sebebi olarak ileri sürülen hususların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 2011 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 4. maddeye ilişkin bozma istemi yönündeki temyiz itirazlarının reddedildiği, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığı, dava konusu olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6. maddenin iptaline karar verilmesinin bozma ilamının gereği olduğu, aynı maddede yer alan “denetçinin ibrası” yönündeki kararın iptaline ilişkin davanın reddine yönelik karara ilişkin temyiz itirazları bozma ilamıyla reddedilip kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığı, bilirkişi raporları uyarınca kâr payının neden dağıtılmadığına ilişkin gündem maddesinde bir açıklama bulunmadığı gibi yargılama safahatında davalı tarafça kâr payı dağıtılmamasının gerekçelerinin izah edilmediği, kârın dağılmamasının ortakların çıkarına olacağının şirket tarafından analitik bir şekilde ortaya konulmuş olması gerektiği, davaya konu şirketin dağıtılmayan kârlarının ortak çıkarlarına uygun olarak kullanılacağını gösteren bir teknik çalışmaya şirket merkezinde yapılan incelemelerde ulaşılamadığı gibi şirket yöneticilerine sorulduğunda bu yönde bir çalışma olmadığının anlaşıldığı, kurulu bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde sarfı nazar edilemeyeceği, 6102 sayılı TTK’nın 508. maddesi ve davalı şirketin ana sözleşmesinin 26. maddesi birlikte değerlendirildiğinde geçmiş yıllar kârlarının dağıtılmaması ve sermayeye ilave edilmemesine ilişkin alınan kararın hukuka ve iyi niyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle genel kurul toplantısında alınan kararlardan 4. madde ve denetçilerin ibrası yönünden 6. maddenin iptaline ilişkin talep hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, anılan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6. maddeyle 2011 yılı kâr payı dağıtımına ilişkin 5. maddenin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.