YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1673
KARAR NO : 2021/1551
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.06.2018 tarih ve 2017/281 E. – 2018/269 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.01.2020 tarih ve 2018/1952 E. – 2020/105 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “BİLİ BİLİ” ibareli ve 1997/190965 numaralı, “BİLİ BİLİ” ibareli ve 2007/34827 numaralı; “BİLİ BİLİ” ibareli ve 2014/39695 numaralı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının “Biligari piliç+şekil” ibareli, 2016/70528 kod numaralı başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak itirazda bulunduklarını, itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2017/M-4782 sayılı kararla reddedildiğini, “Biligari piliç+şekil” ibareli başvurunun tescilinin müvekkilinin “BİLİ BİLİ” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, markaların kapsamlarında bulunan ürün ve hizmetler için karıştırma mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı başvurusunun “Biligari piliç+şekil” ibaresinden oluştuğu, işarette “bili” ibaresinin başvuru konusu işareti davacı markaları ile ilişkilendirmeye müsait etki bıraktığı, “BİLİ BİLİ” ibareli markalar ile “Biligari piliç+şekil” ibareli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, başvuru kapsamında yer alan 29. ve 35. sınıftaki ürünlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürünlerle aynı türden olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne TPMK YİDK’nın 2017/M-4782 sayılı kararının, 2016/70528 sayılı marka tescil başvurusu kapsamındaki benzer bulunan emtia sınıfları bakımından, davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine, davalı adına tescilli 2016/70528 sayılı markanın 29. ve 35. sınıftaki benzer emtia sınıfları bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davacının markalarında esas unsurunun “BİLİ BİLİ” ibaresi olduğu, dava konusu başvuruda ise “biligari” ibaresi olduğu, her iki markada “BİLİ” ibaresinin ortak olmasına rağmen gerek markaların yazım şekli, gerek şekil unsuru karşısında markaların görsel olarak benzer olmadıkları, anlamsal olarak yapılan değerlendirmede “BİLİ” ibaresinin tek başına bir anlam taşımamasına rağmen “BİLİ BİLİ” ibaresinin kümes hayvanlarını çağırmak için kullanılan bir ikileme olduğu, başvuruda bulunan “GARİ” ibaresinin markaları farklılaştırdığı, markaların telaffuzların farklı olduğu, markaların benzer olmadığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunun da bu yönde bulunduğu, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.