YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1674
KARAR NO : 2021/1556
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2018 tarih ve 2017/197 E. – 2018/260 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/1970 E. – 2020/151 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, markaya tecavüzün önlenmesi ve durdurulması ile 5.000.- TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 2015/171 E., 2017/10 K. sayılı ve 23.01.2017 tarihli ilk kararda, davacı tarafın 2013/19827 tescil sayılı markasındaki hizmetlerin davalıya ait www.baretis.com.tr adlı internet sitesinde kullanımının kaldırılmasına, bu şekilde kullanımının önlenmesine, bu kısımlar yönünden davanın kabulüne, tazminat istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı sadece davacı vekili reddedilen tazminat istemleri yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuş, istinaf mahkemesince davacı vekilinin istinaf istemi üzerine davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin 23.01.2017 tarihli kararı kaldırılıp dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiş, ilk derece mahkemesince iş bu kez 2017/197 E., 2018/260 K. sayılı ve 27.06.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne 5.000.- TL maddi, 5.000.- TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davacıya ödenmesi kararı verilmiş, davalı ilk derece mahkemesinin bu kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi üzerine işbu incelemeye konu temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı tarafından mahkemece verilen 2015/171 E., 2017/10 K. sayılı ve 23.01.2017 tarihli ilk karara karşı aleyhe kanun yoluna başvurulmadığından, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve durdurulması istemleri yönünden davanın kabulü kararı, davalı aleyhine kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu durumda, davalı sadece mahkemenin 27.06.2018 tarihli ikinci kararında aleyhine hükmedilen 5.000.- TL maddi, 5.000.- TL manevi tazminat istemlerini kanun yolu makamlarının incelemesine getirebilecektir.
6100 sayılı HMK’nın başlığını taşıyan 362/1-a maddesiyle, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu miktar, karar tarihi olan 07.02.2020 tarihi itibariyle 72.070,00 TL’dir. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davalı yan aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden istinaf istemi bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı tarafından temyize konu edilen miktarın 5.000.- TL maddi, 5.000.- TL manevi tazminat olduğu nazara alınarak anılan miktarın yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.