YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1686
KARAR NO : 2021/3219
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/07/2018 tarih ve 2017/129 E. – 2018/312 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24/01/2020 tarih ve 2018/1883 E. – 2020/70 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin BETA unsurlu tanınmış markaları bulunduğunu, dava konusu 2015/55476 sayılı “şekil+BETA Caffito” ibareli markanın benzerlerinin tescilli olduğunu, 20 yıldır çeşitli ülkelere de ihracat yapıldığını, çok sayıda reklam ile tanıtıldığını, BETA CAFFITO markasının müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu “şekil+BETA Caffito” ibareli markaya davalının itirazının reddedildiğini, kırmızı kupanın tekel altına alınamayacağını, davalının karara karşı bu kez YİDK nezdinde itiraz ettiğini, itirazının kabul edildiğini, markaların benzer olmadığını, müvekkilinin kazanılmış hakkı bulunduğunu ileri sürerek dava konusu 2017-M-963 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, kırmızı kupa şeklinin tanınmış nescafe markasını akla getiren bir unsur olup, YİDK kararının hukuka uygun, davacının ise kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markalarını taklit ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “şekil+BETA Caffito” ibareli marka başvurusuyla davalının “NESCAFE+şekil”, “NESCAFE” ve “Şekil” ibareli markaları arasında başvurunun kapsamında yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” malları yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu mallar açısından işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının “NESCAFE+şekil”, “NESCAFE” ve “Şekil” ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bunun dışında kalan mallar yönünden ise başvuru marka görselinin kırmızı renkli kupa şeklinin baskın olarak ön plana çıkması nedeniyle davalının 2003/02675, 2003/06709 ve 2014/43176 sayılı markalarındaki asli unsur olarak ön plana çıkan kırmızı kupa şeklindeki markaları ile aynı tür, benzer birbirleriyle ilişkilendirilme ihtimali oluştuğu, bu mallar açısından da ortalama tüketici kesimi nezdinde yanılgı yaşanabileceğinden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının başvurusuna konu markada bulunan kırmızı kupa şekli ile davalının kırmızı kupa şekli içeren markaları karşılaştırıldığında, karşılaştırılan kupaların alt ve üst kısımlarında çap farklılıklarının bulunduğu, başvuru konusu markada bulunan kupada 2 çizgi olmasına rağmen itiraza mesnet markalarda bulunan kupalarda tek çizgi bulunduğu, taraf markalarında bulunan çizgilerin yerlerinin farklı olduğu, davacının başvurusuna konu markada kupa resmi içerisinde “BETA Caffito” kelimelerinin de yazılı olduğu, bu hususun da ayrıca ayırt ediciliğine katkı sağladığı, esasen kupaların genel görünümlerinin farklı bulunduğu, sırf renk benzerliğinin ilişkilendirmeyi sağlamayacağı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki belirtilen ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretlerin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olacağı, markaların kapsamlarında bulunan ürün ve hizmetlerle ilgili satın alma süresi içersinde davalının itirazlarına mesnet “NESCAFE+şekil”, “NESCAFE” ve “Şekil” markaları ile sunulan anılan ürünleri satın almak veya hizmetlerden yararlanmak isterken davacının “şekil+BETA Caffito” işaretini taşıyan ürün ve hizmetleri satın alma veya yararlanma yönünden tercihte bulunmayacağı, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, markaların kapsamlarının benzer bulunmasına rağmen ibare ve şekillerin benzer bulunmaması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK’nın 2017-M-963 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 01/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.