Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1688 E. 2021/2442 K. 15.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1688
KARAR NO : 2021/2442
KARAR TARİHİ : 15.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07/12/2017 tarih ve 2016/15 E. – 2017/468 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 30/01/2020 tarih ve 2018/1938 E. – 2020/100 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ‘EXCELLENCE’’ markasının müvekkili tarafından yaratılan meşhur bir çikolata markası olduğunu, Dünya’nın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de yüksek bilinirliğe, yoğun tanınmışlığa ve pazar payına sahip olduğunu, davalının 2013/73661 numaralı ‘’ETİ ÇİKOLATA EXCELLENCE’’ ibareli markasının müvekkili adına kayıtlı ‘’EXCELLENCE’’ markası ile ayrıt edilmeyecek kadar benzer ve aynı mal ve hizmet sınıfları için tescil edilmek istendiğini, markaların iltibas yaratacak derecede benzerlik gösterdiğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, dava konusu başvurunun haksız rekabet anlamında iltibasa mahal verdiğini ileri sürerek davalıya ait 2013/73661 sayılı ‘’ETİ ÇİKOLATA EXCELLENCE’’ markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça YİDK kararının iptali davasının açılmadığını, 6 ay boyunca hükümsüzlük davası da açmadığını, davacının tek başına tescilli Excellence markasının olmadığını, davacının markasının Lindt Excellence olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen satış rakamları, dağıtım ağı vs. giderlerin tamamının Lindt markasıyla ilgili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının kötü niyetli tescil ve tanınmışlık iddialarının yeterli delillerle ispatlanamadığı, davacının 2006/56436 ve 2012/65325 sayılı ”lindt excellence” ibareli markaları ile davalıya ait 2013/73661 sayılı ”eti çikolata excellence” ibareli markaları arasında özellikle ingilizce bilmeyen tüketiciler açısından 556 sayılı KHK’nın 8/1-(b) anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 42/1. bendi uyarınca 2013/73661 sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının mevcut olduğunu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı adına 2013/73661 sayı ile tescilli ‘’ETİ Çikolata Excellence’’ ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden kaydının terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Yasa’ya aykırılık bulunmadığı, davacının ”lindt excellence” ibareli markaları ile davalıya ait ”eti çikolata excellence” ibareli marka arasında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-(b) maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu, her ne kadar davalı, mükemmellik anlamına gelen “excellence” ibaresinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı tarafa ait aynı ibareli marka yönünden, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararında ‘’11. Hukuk Dairesi 2018/2692 Esas, 2019/4233 Karar ve 10/06/2019 tarihli’’, bu hususa değinilmemiş olması da nazara alındığında, “excellence” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15/03/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.