Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1728 E. 2021/1841 K. 01.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1728
KARAR NO : 2021/1841
KARAR TARİHİ : 01.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.03.2018 tarih ve 2013/490 E. – 2018/373 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine,istinaf isteminin esastan reddine – kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2018/1830 E. – 2020/93 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Peyman Nutzz” markası ve logosunun TPMK nezdinde 2011/46078 numara ile tescilli olduğunu, davalı tarafın bahsi geçen markalı ürünün ambalajının birebir aynısını “binuts” markası için kullandığını, davalı tarafın müvekkili adına koruma altında bulunan marka ve tasarımı taklit edip üreterek piyasaya sürdüğünü, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2012/215 Değişik iş sayılı dosyası ile davalı şirket nezdinde bir tespit yaptırdıklarını, bu tespitte alınan bilirkişi raporunda da tescilli ürünlerin birebir aynısı olan ambalajların davalı şirketçe üretildiği ve 556 sayılı KHK kapsamında davacının marka haklarına tecavüz olduğunun tespit edildiğini, ayrıca Çorlu Cumhuriye Başsavcılığı’na 2013/2810 Soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, davalı şirketin Çorlu’da bulunan fabrika ve depolarında kolluk marifetiyle yapılan arama ve el koyma işleminde tecavüze konu ambalajların bulunduğunu ve bazı ambalajlara el konulduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait tescilli tasarıma ilişkin tecavüz nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 66/b maddesinde düzenlenen “marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre” hesaplanacak yoksun kalınan kazanca karşılık olarak fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, masrafı davalı tarafından alınarak hükmün trajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilanına, davalı şirketin tecavüze konu ürünleri yurt dışına göndermesi ihtimaline binaen gümrüklerde taklit ambalajlı ürünlerin toplatılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla maddi tazminat talebini 70.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının marka sahibinin izni olmaksızın markayı kullanmak şeklinde gerçekleşen fiilinin, davacının marka hakkında tecavüz oluşturduğu, söz konusu kullanımının davacıya ait tescilli marka ile ilgili karıştırma ihtimali yaratacak şekilde benzerlik oluşturduğu, alnan bilirkişi raporunun bilimsel ve denetime elverişli nitelikte bulunduğu, ayrıca maddi tazminat hesabı yönünden dosya kapsamına göre sağlıklı hesaplama yapılmasındaki fiili ve fiziki güçlükler yanında, davacının emsal lisans bedeli ve özellikle TBK’nın 50 maddesi uyarınca tazminat takdir yetkisinin kullanılması yönündeki talepleri dikkate alındığında, davacının tazminat taleplerinin kısmen kabulünün icap ettiği gerekçesiyle, 25.000,00 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.