YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1755
KARAR NO : 2021/1118
KARAR TARİHİ : 11.02.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2010 tarih ve 2010/214-2010/514 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 39., 41. ve 44. sınıflarda tescil edilmek üzere “HER KESE SAĞLIK” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, TPMK MDB tarafından markanın 556 sayılı KHK 5. madde kapsamına girmediği gerekçesiyle aynı sayılı KHK 7/1-a maddesine dayanılarak başvurunun red edildiğini, karara yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından red edildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2010-M-1674 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait başvuru markasının 39., 41., 44. sınıf hizmetler yönünden tescil ettirilmek istenildiği, TPMK MDB tarafından tüm hizmetler yönünden başvurunun red edildiği, ibareyi gören ortalama tüketici grubuna mensup kişilerin aklına belirli bir ticari işletmenin kökenine ithaf gelmeyeceği, bu ibareyi bir iyi dilek, temenni niteliğinde göreceği, ibarenin bir işletmenin hizmetlerini diğer işletmelerin hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan somut ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ibarenin tek başına tescilinin mümkün olmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.