Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1781 E. 2021/1338 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1781
KARAR NO : 2021/1338
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/1788 E.- 2020/225 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının “NAPOLİTEN” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “BUONO NEOPOLİTEN” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2012/109416 sayılı başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysaki başvurunun davacı markaları ile benzer olduğunu ve iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2004/1032-2009/2. sayılı kararı ile “SARAY NAPOLİTEN” ibareli marka kullanımının davacı markası ile benzer olduğu gerekçesi ile davacının marka hakkına tecavüz edildiğine karar verildiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptaline, tescil edilmesi halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, ürünlerin sadece BİM mağazalarında satışa sunulacağını, davacı adına tescilli “NAPOLİTEN” ibaresinin genel olarak “kağıt kaplı küçük çikolata” ürününü tasvir ettiğini, ilgili sektör tarafından herkesin kullanımına açık, vasıf bildirici bir kelime olduğunu, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2010/40-2011/24 sayılı kararında bu hususun açıkça belirtildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK’nın 2015-M-54 sayılı kararının iptaline, davalının 2012/109416 sayılı markanın hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK’nın 2015/M-54 sayılı kararının 30. sınıf 1,4,6,7,8,9,11,13,14,15. alt gruplarında yer alan “Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, bal, arı sütü, propolis, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmikler, nişastalar, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, çaylar, buzlu çaylar, sakızlar, tuz, hububat (tahıl) ve mamülleri, pekmez” emtiası yönünden iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2012/109416 numaralı markanın anılan emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 2018/5326 Esas, 2019/6646 Karar ve 23.10.2019 tarihli ilamıyla davacı yararına bozulmuş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 29, 30 ve 32. sınıflarda 179775 sayı ile tescilli “NAPOLİTEN” markası hükümsüz kılınmadığı sürece herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari hak verdiği, davaya konu başvuru markası ile davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamındaki emtialar aynı sınıfa ilişkin olup, taraf marka telaffuzlarının aynı olduğu, markalar arasında işaretsel benzerlik bulunduğu, başvuru markasının itiraza mesnet davacı markaları ile ortalama tüketiciler nezdinde iltibas yaratacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK’nın 2015-M-54 sayılı kararının iptaline, davalı şirkete ait 2012/109416 sayılı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istekleri halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.