Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1864 E. 2021/1125 K. 11.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1864
KARAR NO : 2021/1125
KARAR TARİHİ : 11.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.04.2018 tarih ve 2017/77 E- 2018/139 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/1997 E- 2020/214 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1929’da kurulan kişisel bakım ürünleri ile kağıt ve orman ürünleri sektöründe lider global bir şirket olan müvekkilinin, TORK ve TENA gibi kendi alanında lider ve global markaların sahibi konumunda bulunduğunu, “TORK” ibareli markaların kişisel bakım ürünleri, tuvalet kağıtları, kağıt havlular, temizlik ürünleri, kağıt mendiller, tuvalet kağıtları, masa örtüleri klozet kapak örtüleri gibi ev dışı hijyen ürünleri için kullanıldığını ve dünyaca bilindiğini, Türkiye’de de “TORK” ibareli markaların fiilen ve yaygın olarak kullanıldığını, davalı şirketin ise “TRK” markasını özellikle seçerek 2015/43410 sayılı “TRK” ibareli marka başvurusu yaptığını, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-10579 sayılı kararının iptaline, tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının Türkiye’de tanınırlığının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, bu sebeple aynı KHK’nın 8/4 maddesi anlamında ayrıca bir inceleme yapmaya gerek olmadığı, bununla birlikte davacı delillerinin TORK markasının tanınmış marka olduğu iddiasını ispata yeterli bulunmadığı, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi anlamında öncelikli hak sahipliğinin olmadığı kötü niyetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.