Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1872 E. 2021/1761 K. 25.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1872
KARAR NO : 2021/1761
KARAR TARİHİ : 25.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.09.2018 tarih ve 2017/289 E- 2018/356 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.02.2020 tarih ve 2018/2060 E- 2020/256 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2015/84628 başvuru sayılı “sofram+şekil” ibareli markayı 29 ve 30. sınıflarda tescil ettirmek üzere TPMK’ya başvurduğunu, davalı …Ş.’nin “sofra” ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının davalı şirketin 2010/23880 numaralı markasını gerekçe göstererek, 29. sınıftaki fındık ve fıstık ezmeleri, tahin mallarını başvuru kapsamından çıkardığını, bu karara karşı kendilerinin ve davalı şirketin YİDK’e itiraz ettiklerini, YİDK’in davacı itirazını reddettiğini ancak, davalı şirketin itirazını kabul ederek çıkartılan mallar arasına 29. sınıftaki kuru bakliyat, kuruyemişler, yumurtalar, yumurta tozları ile 30. sınıftaki tahıldan imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, arpa, yulaf, pirinç mallarının da eklenmesine karar verdiğini, bu mallarıda tescil kapsamından çıkardığını, dava konusu 2015/84628 sayılı “sofram+şekil” ibareli markanın davalı markası ile farklı ürünler içerdiğini, davalının müvekkilinin başka markalarına itirazlarının reddedildiğini, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu 2017-M-4586 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2015/84628 sayılı “sofram+şekil” ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin markasının başvuru tarihinde geçerli olan tebliğde 31/01 “tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumlar” sınıfında tescilli olduğunu, markalar arasında sınıf benzerliği bulunduğunu ayrıca, marka ibarelerinin de ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “sofram+şekil” ibareli marka başvurusuyla, davalı firmanın 2010/23880, 2014/42487 sayılı “SOFRA” ibareli tescilli markası arasında başvuru kapsamında olup da Markalar Daire Başkanlığınca reddedilen 29. sınıftaki “fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” malları ile YİDK tarafından basvuru kapsamından çıkartılan 29. sınıftaki “kuru bakliyat, kuru yemişler, yumurtalar, yumurta tozları” ve 30. sınıftaki “hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç ,pekmez” malları yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında başvuru kapsamından çıkartılan mallar açısından 556 sayılı KHK’nın 8/1.b maddesinde düzenlenen iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.