YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1873
KARAR NO : 2021/1762
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.12.2017 tarih ve 2016/360 E. – 2017/498 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.02.2020 tarih ve 2018/2031 E. – 2020/250 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Şirket tarafından 2015/63421 sayılı “Sunex” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin adına tescilli 96/015367 sayılı “SULİNEX” ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa “SULINEX” ve “SUNEX” ibareli markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduklarını, ibarelerin ilk ve son hecelerindeki benzerliklerden dolayı aynı şekilde telaffuz edileceklerini, dava konusu başvurunun müvekkili başvurusunun serisi olarak algılanacağını, zira ilaç sektöründe aynı firmanın var olan ilaçlara farklı ekler koyarak piyasaya sürmesinin alışılagelmiş bir uygulama olduğunu, “SULINEX” markasının da sektörde bilinirliğinin yüksek bulunduğunu ve tüketicinin “SUNEX” ürününün müvekkiline ait bir marka olduğu düşüncesi ile ürünü satın alabileceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-7254 sayılı kararının 05. sınıf mallar yönünden iptaline, tescili halinde dava konusu markanın 05. sınıf mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı markasında “X” harfine vurgu yapıldığını, oysa müvekkili başvurusunda güneş kremlerini tanımlayan “Sun” ibaresine harici olarak kullanılacağını ifade eden “Ex” ibaresinin eklendiğini, markaların kullanılacağı ürünlerin tüketici kitlelerinin tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalıya ait “SUNEX” ibareli marka başvurusu ile itiraza dayanak “SULINEX” ibareli davacı markasının benzer olmadığı ve bağlantı ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının “SULINEX” ibareli markasının tanınmış marka olduğunu kanıtlayacak nitelik ve mahiyette delil sunulmadığından, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, davalı şirket başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/02/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.