YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1877
KARAR NO : 2021/2207
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.11.2019 tarih ve 2018/552-2019/1060 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin yurtdışındaki bir şirketle mobilya satımı için anlaştığını, nakliyeyi davalı taşıyıcının üstlendiğini, taşıma ücretinin dava dışı alıcı tarafından ödeneceğini, mobilyaların davalı tarafından teslim alındığını ancak alıcı ile aralarında çıkan uyuşmazlık sonucu mobilyalarının nakliyesinin gerçekleşmediğini ve davalıya ait bir depoda tutulduğunu, yapılan görüşmeler sonucu depo ücretinin ödenmesi karşılığında ürünlerin iade edileceğinin davalı tarafından bildirildiğini, müvekkilinin antrepo bedeli olarak 4.140,00 TL ödediğini, malların teslim alınması üzerine depoya gidildiğinde malların hasara uğradığının görüldüğünü ve bu nedenle teslim alınmadığını, hasarın mahkeme vasıtası ile tespit edilerek 4.460,00 TL olduğunun belirlendiğini, ihracatın gerçekleşememesi üzerine vergi iadesi de alamadığını savunarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla 9.680,00 TL’nin reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında yapılan bir taşıma sözleşmesi ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket ile sözleşme yapan şirketin dava dışı alıcı şirket olduğunu, yüklemeden itibaren doğan zarar ve ziyanın alıcıya geçtiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, taşıma ücreti kendisine ödenmeyen müvekkilinin bu ürünlerin depolanması ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıma sözleşmesinde gönderen veya gönderilen sıfatı olmadığı, davacının satıcı sıfatı olmadığı somut olayda FOB (free on board) teslim şekli ile malı sattığı, taşıyıcı karşısında gönderen veya gönderilen konumunda olmayan davacıya karşı taşıma veya teslim engelinde veya taşıma sürecinde davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı, taşıma ve teslim engeli ile malı 3. kişi deposuna tevdi eden davalının CMR hükümlerine göre sorumluluk sürecinin malın tevdii ile son bulduğu, davacı ve davalı arasında sözleşme ilişkisinin bulunmaması nedeniyle davacının tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, deponun davalı taşıyıcıya ait olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.