YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1955
KARAR NO : 2021/1869
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.10.2018 tarih ve 2017/521-2018/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı sürücü … yönetimindeki araç ile ticari taksinin 16.08.2009 tarihinde çarpışmaları sonucu, ticari taksi içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalı sürücü …’ ün kaza sırasında 1,96 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, diğer davalıların da ticari taksi sürücüsü ve maliki sıfatıyla olayda sorumluluklarının bulunduğunu, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı, tedavi gideri ve bakım masrafı olarak maddi zararları olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun alkollü araç kullanan davalı …’e ait olduğunu, …’un olayda bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davalının önünde seyreden araçların yayalara yol vermek için aniden durmaları sonucu kazanın meydana geldiğini, olayda davalı sürücünün tamamen kusurlu olmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; Yargıtay bozma ilamı da göz önünde bulundurularak davalı … bakımından, …’a ait…plakalı aracın sürücüsünün kusuru olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bozma ilamında diğer hususlara değinilmediği gerekçesiyle, davalı … yönünden açılan maddi ve manevi istemli tazminat davalarının reddine, ıslah edilen maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.596,46 TL tedavi gideri, 3.325,01 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 4.921,47 TL maddi tazminatın 16.08.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın 16.08.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalılar … ve … yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden ise davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de davacının reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri için davalı … lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde “2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar … ve …’a ödenmesine” karar verilmiş olması yerinde olmayıp davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün bu nedenle bozulması gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte bulunmadığından, HUMK 436/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde düzeltilerek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm bölümünün 8. paragrafının tamamının hükümden çıkartılarak yerine 8. paragraf olmak üzere “Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan …Ü.T uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı …’e ödenmesine” cümlesinin, 9. paragraf olmak üzere “ Davalı … yönünden manevi tazminat talebinin reddedildiği dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan …Ü.T uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı …’a ödenmesine” cümlesinin ve 10. paragraf olmak üzere “Davalı … yönünden maddi tazminat talebinin reddedildiği dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan …Ü.T uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı …’a ödenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle yerel mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.